Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

Akciğerin çeşitli sebeplere bağlı olarak su toplaması ile gelişen akciğer zarı iltihaplanması, pek çok hastalığa yol açan ve zamanında tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Plörezi olarak da adlandırılan akciğer zarı iltihaplanması tıp dünyasında plevral efüzyon olarak bilinir. Peki akciğer zarı iltihaplanması neden olur ve nelere yol açar?

Akciğer Zarı İltihaplanması Nedir?

Plevra, göğüs boşluğu saran zarlardan oluşan bir yapıdır ve akciğerin dış tarafında yer alır. İkili zar yapısı arasında kalan bölge ise plevra boşluğu olarak adlandırılır.

Plevra boşluğu, solunum sırasında akciğerin rahat hareket etmesini sağlayan ve plevra zarından salgılanan kaygan bir sıvı ile doludur. Bu sıvının miktarı sağlıklı bir bireyde ortalama 20 ml kadardır. Bu sisteme göre plevra boşluğundaki sıvı, akciğerin solunum sırasında normal işleyişine devam etmesine yardımcı olur.

Çeşitli sebeplere bağlı olarak zarlar arasında bulunan bu sıvının miktarında artış yaşanabilir veya sıvı emiliminde anormallikler gözlenebilir, sonuç olarak plevra boşluğuna olması gerekenden daha fazla sıvı dolar.

Bu olay da halk arasında akciğer zarı iltihaplanması olarak adlandırılır, tıp dilinde plörezi ya da plevral efüzyon olarak bilinir.

Akciğer Zarı İltihaplanması Nedenleri

Plörezinin oluşmasında çok farklı faktörlerden söz edilebilir. Akciğer zarlarındaki iltihaplanmanın başlıca nedenleri arasında verem hastalığı yer alır. Verem hastalarında plevra boşluğu normalden daha fazla sıvı biriktirir ve bu durum iltihaplanmaya neden olabilir.

Ayrıca, akciğer kanseri de iltihaplanma için önemli bir risk faktörüdür. Akciğer kanseri, plevranın kanserli hücrelerden etkilenerek zayıflamasına ve dolayısıyla plevra boşluğunda sıvı artışı olmasına neden olabilir. Bu nedenle akciğer iltihaplanmalarının çoğunda akciğer kanseri ana nedenlerden sayılır.

Bakteri sebebiyle oluşan enfeksiyonlar, zatürre benzeri solunum hastalıkları, asbest ve benzeri zararlı maddelerin solunması gibi sebepler de akciğeri zayıflattığı için zarda iltihaplanmaya yol açabilir. Ek olarak şu rahatsızlıklar akciğer zarı iltihaplanmasının sebepleri arasında sayılır:

  • Akciğer ödemi
  • Kalp yetmezliği
  • Pulmoner hipertansiyon (akciğer atardamarındaki yüksek basınç)
  • Atelektazi (solunum sırasında akciğerin tam olarak şişememesi)
  • Karaciğer ve böbrek hastalıkları
  • Kaburga kırıkları
  • Mantar enfeksiyonları
  • Otoimmün hastalıklar
  • Kalp ameliyatı sonrası oluşan komplikasyonlar
  • Lenf kanseri
  • Siroz
  • Pankreas iltihabı
  • Yemek borusu kanseri
  • Sistemik lupus
  • Romatoid artrit
  • Travmalar
  • Tiroit hastalıkları
  • Bazı ilaçlardan dolayı oluşan yan etkiler

Akciğer Zarı İltihaplanması Belirtileri

Akciğer zarı iltihaplanması, çoğu göğüs hastalıklarında ortaya çıkan belirtilerle birlikte gelişir. Öksürük ve göğüs ağrısı başta olmak üzere, soluk alıp vermede yaşanan güçlük ana belirtilerdendir. Sırt üstü yatmaya engel olan nefes darlığı, halsizlik, iştah kaybı, ateş, terleme, üşüme, titreme gibi diğer sebepler de yaygın belirtiler arasındadır.

Hastalığın erken döneminde semptomların şiddetin de düşük olur, bu dönemde derin nefes alma sırasında gıcırtıya benzer bir ses gelir. Hastalığın ilerlemesi ise bu semptomların daha ciddi hale gelmesine neden olur, ilk başlarda ortaya çıkan gıcırtılı ses zamanla sarsıcı ve şiddetli öksürüğe dönüşür.

Öksürük sırasında sırtta bıçak saplanır gibi bir ağrı oluşumu gözlenir ve omuz ile karın bölgesini kadar etkileyebilir. Bütün bu belirtilerin şiddeti ve şekli hastadan hastaya farklılık gösterir.

Akciğer Zarı İltihaplanması Risk Faktörleri

Akciğer zarı iltihaplanması yaş, cinsiyet, ırk ve bölge gibi ayrım olmadan herkeste gelişebilen bir rahatsızlıktır. Ancak kimi faktörler, vücudun direncini düşürerek hastalığın gelişme riskini artırabilir.

Bu nedenle hastalıktan korunmak için bazı risk faktörlerine dikkat etmek, gerekli önlemleri almak gerekir. Yapılan çalışmalara göre aşağıdaki gruplarda akciğer zarı iltihaplanmasının daha sık ortaya çıktığı söylenebilir:

  • Sigara Kullananlar: Sigara, vücudun direncini düşüren ve hücre hasarına neden olan bir stres faktörüdür. Ek olarak solunum fonksiyonlarında ve akciğerde sıkıntılara sebep olabilir. Solunum yollarında iltihaplanma gelişme riski sigara kullanan bireylerde daha fazladır.
  • Hamileler: Hamile kadınların bağışıklık sistemi bedenin maruz kaldığı strese ve hormonal değişikliklere bağlı olarak zayıflayabilir. Bu durum soğuk algınlığı gibi hafif hastalıkların bile daha kolay ortaya çıkmasına ve daha geç iyileşmesine neden olur.
  • Bağışıklık Sistemi Baskılı Olanlar: Bazı ilaçların düzenli kullanımı, geçirilen hastalıkları ve yanlış yaşam alışkanlıkları bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Bu tip durumlara maruz kalan bireylerde baskılanan bağışıklık sistemi vücudu gerektiği gibi koruyamaz ve akciğer hastalıklarına karşı vücudu savunmasız bırakır. Özellikle 65 yaş üstü bireyler ve 0-2 yaş arası bebeklerde bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı olarak akciğer hastalıkları gelişebilir.
  • Mesleki ve Çevresel Etmenlere Maruz Kalanlar: Yaşanan çevre ve meslek grubu da akciğer hastalıklarının gelişmesinde etkilidir. Sürekli olarak toz, duman ve zararlı kimyasalları solumak zorunda kalan bireylerde akciğer komplikasyonlarının görülme riski, sağlıklı ortam koşullarına sahip olan bireylere göre çok daha yüksektir. Kirli hava şartları ve mesleki maruziyet akciğerde iltihaplanma oluşmasına neden olabilir.

 

Bütün bunlara bağlı olarak çevresel önlemlerin alınmasının ve zararlı alışkanlıkların bırakılmasının hastalığın gelişme riskini ciddi anlamda düşürdüğü söylenebilir. Ek olarak ilk belirtilerle birlikte hastalığın tespit edilmesi de iyileşmede büyük öneme sahiptir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı