Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

Diyafram; karın ve akciğer arasında yer alan, bu iki boşluğu birbirinden ayıran, kas ve tendon yapısı ile solunum hareketlerine destek olan bir yapıdır.

Diyaframda doğuştan veya sonradan çeşitli sorunlar gelişebilir. Bu sorunların başında solunumla ilişkili hastalıklar gelir ve diyafram hastalığının ilerleyişi ile tipine göre belirti ve tedavi yöntemleri değişiklik gösterebilir.

Diyafram Hastalıkları Nelerdir?

Diyafram hastalıkları birden çok rahatsızlığı kapsar. Bu hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

Karın Zarı Yüksekliği: Diyafram rahatsızlıkları arasında en sık karşılaşılanı karın zarı yüksekliği adı verilen ve diyaframın normalden daha yukarıya yerleşmesi ile birlikte gelişen hastalıktır. Bu hastalıkta diyaframın konumu nedeniyle göğüs boşluğuna baskı uygulanır ve nefes darlığı gibi sorunlar gözlenir. Karın zarı yüksekliğinin cerrahi müdahale ile normal seviyeye indirilmesi gerekir. Operasyonda kişinin sağlık durumu, yaşı ve hastalığın ilerleyişine göre açık ya da kapalı tedavi yöntemlerinden biri tercih edebilir. Böylece diyafram kasının aşağı indirilmesi ve orjinal konuma sabitlenmesi mümkün olur. Kişide gözlenen nefes darlığı gibi semptomların düzeltilmesi ve akciğerlerin içine gerekli havanın alınmasında etkilidir.

Kalıtsal Diyafram Fıtığı: Doğum öncesinde çeşitli sebeplerle diyaframda yapısal bir sorun ortaya çıkması ile gelişen kalıtsal diyafram fıtığı, sindirim sistemine ait organların göğüs boşluğuna girmesine sebep olur. Bu durumda akciğerler bu organlar tarafından bastırılır ve içine yeterli oranda oksijen çekemez.

Travmatik Diyafram Fıtığı: Ateşli silah, kaza, bıçak gibi çevresel faktörler nedeniyle diyaframda oluşan zedelenmeler sindirim organlarının göğüs boşluğuna kaymasına neden olur. Akciğer üzerine baskı uygulayan bu organlar, solunum problemlerinin gelişmesine yol açar.

Mide Fıtığı: Diyaframın üzerinde yemek borusunun karın boşluğuna bağlanmasını sağlayan bir açıklık bulunur ve midenin bir kısmı bu açıklıktan kayarak göğüs boşluğuna ilerler. Bu durum ise mide fıtığı olarak adlandırılır. Diyafram fıtıklarında tedavi cerrahi operasyondur. Operasyon sırasında göğüs boşluğuna kayan organların normal yerlerine yerleştirilmesi ile sabitlenmesi sağlanır. Diyaframdaki delik ve yırtıklar çeşitli yama ve dikiş yöntemleriyle kapatılır. Böylece hastadaki nefes darlığı, solunum yetmezliği ve kalp problemleri gibi fıtık kaynaklı sorun ve şikayetler ortadan kalkar.

Diyafram Tümörü: Diyafram tümörü, oldukça nadir gelişen selim özellikli bir rahatsızlıktır. İyi huylu bir tümör olsa da akciğer ve karaciğer üzerinde metastazlaşarak habis tümörlere dönüşebilir.

Diyafram Felci: Diyafram hareketleri frenik sinir tarafından kontrol edilir. Bu sinirde meydana gelen yaralanma, zedelenme ve bozukluklar diyaframın düzgün çalışmamasına neden olur. Sinirden etkilenen diyaframın bir tarafında veya tamamında felç gelişebilir. Sonuç olarak solunum fonksiyonları tehlike altına girer.

Diyafram Hastalıklarının Belirtileri

Diyafram hastalıkları oldukça farklı şekillerde gelişebilir, her hastalık ve hastada farklı belirtiler gözlenebilir. Sorunun tipi ve hastalığın ilerleyişi kişide farklı semptomlara yol açabilir, ancak en yaygın belirtiler şunlardır:

  • Doğumsal diyafram hernisi; akciğer gelişimini önler ve solunum sıkıntısı, morarma gibi semptomlara yol açar.
  • Travmatik diyafram hernisi; hızlı ve güç nefes alışverişi, mavi renkli cilt ve hızlı kalp atışı gibi belirtiler gösterir.
  • Mide fıtığı; midede ekşime, ağızda acı tat, yutkunma sırasında ağrı, göğüste ağrı ve regürjitasyon gibi şikayetlere sebep olur.
  • Diyafram tümörleri; solunum ve nefes alıp vermede zorlanma, göğüs ve omuzlarda ağrı ile gelişim gösterir.
  • Diyafram felci; sırt üstü yatma ve dinlenme sırasında nefes darlığı çekmeye neden olur.

Diyafram Hastalıklarında Tanı Yöntemleri

Diyafram hastalıkları, farklı bölgeleri ilgilendiren sorunlardan kaynaklanabilir. Bunun için doğru tanılama yöntemlerinin uygulanması ve ana problemin neden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilmesi gerekir. Diyafram hastalıklarında uygulanan tanılama teknikleri ise şunlardır:

 

  • Akciğer Filmi: Omurga ile göğüs bölgesindeki kalp, akciğerler, kan damarları, kemikler ve hava yollarının görüntülenmesine yardımcı olur. Kırık kemik, zatürre ve diğer bölgesel sorunların tespitinde önemlidir.
  • Ultrason: Diyafram işlevinde var olan düzensizlik ve anormallikleri tespit etmede etkilidir. Genellikle doğumdan kaynaklanan diyafram fıtığı olma durumunda bebeklere uygulanır. Ayrıca diyafram felci için de ayırt edici bir yöntemdir.
  • BT (Bilgisayarlı Tomografi): Göğüs boşluğunda yer alan organ, doku, damar ve yapıların özel röntgen ışığı yardımıyla ayrıntılı şekilde görüntülenmesi ve taranması için kullanılır.
  • Arteriyel Kan Gazı: Kandaki oksijen ve karbondioksit seviyesini kontrol eden bu yöntem, kan asit oranını da belirlemeye yardımcı olur.
  • Frenik Sinir Testi: Hastaki sinirlerin alınan sinyali gönderme hızı ve seviyesini ölçen bu test, genellikle diyafram felci şüphesi varsa tercih edilir.
  • EMG (Elektromiyografi): Elektriksel dürtüler tarafından uyarılan kas liflerindeki potansiyeli ölçen EMG testi, felç şüphesinde uygulanan bir diğer yöntemdir.
  • Solunum Fonksiyon Testleri: Hastada diyafram kaynaklı bir solunum işlev sıkıntısı olduğu düşünülüyorsa solunum fonksiyon testleri uygulanır.

Diyafram hastalıklarında hastalığın şekli, hastanın genel sağlık durumu, hasta hikayesi ve çok daha fazla faktör tedavi sürecini etkiler. Ancak zamanında tespit edilen ve tanısı konan hastalarda, tedavi süreci de daha başarılı geçer. Bu nedenle diyafram hastalıklarına dair herhangi bir bulgunun bulunması durumunda vakit kaybetmeden uzman hekime danışılması önerilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı