Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

Vücudumuzdaki her organın olduğu gibi akciğerlerimizin de yaşamaya devam etmemiz açısından çok büyük bir önemi var. Dolayısıyla akciğerlerde meydana gelebilecek en ufak bir sorun, yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Söz konusu sorunlardan biri de interstisyel akciğer hastalıklarıdır.

Tedavisi oldukça zor olan ve çoğu zaman geri döndürülemeyen interstisyel akciğer hastalıklarında erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Peki interstisyel akciğer hastalıkları nedir ve belirtileri nelerdir? Tüm merak edilenleri sizler için bu yazımızda inceledik...

Nedeni Bilinen ve Bilinmeyen İnterstisyel Akciğer Hastalıkları

Adına alveol da denilen ve akciğeri oluşturan, nefes almaya ve oksijenlenmeye yarayan hava kesecikleri bulunur. Bu hava keseciklerinin etrafında çeşitli nedenlere bağlı olarak oksijenlenmeyi bozan ve nefes alıp vermeyi zorlaştıran bir kalınlaşma meydana gelir.

Söz konusu kalınlaşmalara ise interstisyel akciğer hastalıkları denir. Bu hastalıklar ile birlikte akciğerlerde yara oluşumu ve mikrobik olmayan iltihaplar meydana gelir. İltihap oluşumu solunum kapasitesinin etkilenmesine ve buna bağlı olarak da kan dolaşımına giren oksijen miktarının düşmesine neden olur.

İnterstisyel akciğer hastalıklarını nedeni bilinenler ve nedeni bilinmeyenler olarak iki sınıfa ayırmak mümkün. Nedeni bilinen interstisyel akciğer hastalıkları içerisinde toza bağlı olarak gelişen hipersensitivite pnömonisi, romatolojik hastalıklarda akciğer tutulumu ve akciğer ödemi gösterilebilir.

Nedeni bilinmeyen interstisyel hastalıklar arasında ise akut interstisyel pnömoni, ileri evre sarkoidoz ve idiyopatik pulmoner fibrozis gibi hastalıklar gösterilebilir.

Bu hastalık genellikle 50 yaşın üzerinde görülmekle birlikte, zaman zaman 1 yaşın altındaki çocuklarda da görülmektedir.

İnterstisyel Akciğer Hastalıklarının Belirtileri

Bu hastalık sırasında en çok karşılaşılan belirti nefes darlığıdır. Bu nefes darlığı dinlenme sırasında ya da aktivitelerden sonra gerçekleşebilir. Nefes darlığına aynı zamanda kuru öksürük eşlik edebilir. Bazı hastalarda tırnak deformitesi de karşılaşılan belirtilerden biridir.

Bu tırnak deformitesi “çomak parmak” olarak da adlandırılır. Eğer bir hastada söz konusu belirtiler görünmeye başladıysa, geri döndürülemez akciğer hasarı oluşmaya başlamış demektir. Bu hastalıklar erken tanı ve tedavi hayati önem taşıdığı için, bu belirtileri gösteren hastaların acil olarak bir doktora görünmelerinde büyük fayda vardır.

İnterstisyel Akciğer Hastalıklarının Nedenleri

İnterstisyel akciğer hastalıkları enfeksiyonlara, genetik nedenlere, kalp hastalıklarına ve romatolojik hastalıklara bağlı olarak gelişebilmektedir. Burada çevresel nedenler, kullanılan ilaçlar ve çeşitli hastalıklar olmak üzere 3 farklı nedenden bahsedilebilir. Radyasyon terapisi görmek, kuş ya da hayvan pisliklerini solumuş olmak, silika tozlarına ya da asbest liflerine maruz kalmış olmak çevresel nedenler olarak gösterilebilir.

Kemoterapi, kalp hastalıklarında kullanılan bazı ilaçlar ya da bazı antibiyotikler de bu hastalığın oluşmasının nedenleri olarak gösterilebilir. Son olarak bağışıklık sistemini etkileyen sjögren sendromu, sarkoidoz ve romatoid artrit gibi hastalıklar da interstisyel akciğer hastalıklarına neden olabilir.

Tüm bunların dışında akciğer enfeksiyonlarının ve kanserin de bu hastalığa neden olabileceği bilinmektedir. Bu hastalık tanımında belirlenmiş olan risk faktörleri ise şu şekilde listelenmiştir:

  • Her yaşta görülebilen interstisyel akciğer hastalıklarının ilerleyen yaşlarda görülme ihtimali çok daha yüksektir.
  • Toza ya da kimyasal maddelere maruz kalınan mesleklerde bulunan insanlar yüksek risk grubundadır.
  • Kontrol altına alınamayan reflüsü olan hastalar risk grubundadır.
  • Kanser tedavisi için kemoterapi ve radyoterapi gören hastalar risk grubundadır.

Ayrıca sigara içenler insanlar da interstisyel akciğer hastalıkları gerçekleşme ihtimali, sigara içmeyen insanlara oranla çok daha yüksektir. İnterstisyel akciğer hastalıkları, tedavi edilmedikleri durumlarda pulmoner hipertansiyon, kalp yetmezliği ya da solunum yetmezliği gibi çok daha ciddi hastalıklara yakalanabilir. Bu yüzden de hastalığın erken teşhisi ve tedavisi çok büyük önem taşımaktadır.

İnterstisyel Akciğer Hastalıklarının Tedavisi

Akciğer dokusunda kalınlaşma meydana gelmesi, genellikle geri döndürülemez bir sorundur. Bu süreçte uygulanan tedavi yöntemleri hastalığın ilerleyişini yavaşlatsa da, tam anlamıyla durduramaz.

Bu yüzden bu hastalığa yakalanan hastalar ciğerlerini hiçbir zaman tam kapasite ile kullanamayabilir. Dolayısıyla bu tip durumlarda hastalar için akciğer nakli önerilmektedir.

Uygulanan tedavilerde ise temel amaç hastalığın ilerleyişinin durdurulması ve hastanın yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. Bunun için hastanın yaşına ve durumuna bağlı olarak şu yöntemler kullanılabilir: Oksijen tedavisi, ilaç tedavisi, cerrahi yöntemler ve pulmoner rehabilitasyon.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı