Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

Mezotelyoma son yıllarda ülkemizde sıkça görülmesine rağmen nadir tümörler arasında yer alan akciğer, kalp ve karın organlarını çevreleyen sırasıyla plevra, perikard ve periton adı verilen zarlardan orijin alan habis bir tümör çeşididir.

Mezotelyoma hastalığı halk dilinde yaygın olarak akciğer kanseri olarak geçmektedir. Tür olarak agresif bir tümör çeşididir.

Akciğeri saran zarda oluşan mezotelyomanın teşhisi yıllar boyunca ya teşhis edilemeyen ya da yanlış teşhisi yapılan bir kanser türü olarak süregelmiştir.

Fakat günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık olarak 3.000 kişiye, ülkemizde ise 500 kişiye bu tanı konulmaktadır ve maalesef ki mezotelyomanın teşhisi ileri evrelerde yapılabilmekle birlikte tedavisi de tipik olarak daha zor yapılmaktadır.

Öncesinde de söylemiş olduğumuz gibi akciğer, kalp ve karın organlarını kaplayan zarların kanseri mezotelyoma olarak adlandırılmaktadır.

Akciğerlerimizde iki katmanlı zar vardır ve bunlar plevra olarak adlandırılmaktadır ve bu plevraların arasında da az miktarda sıvı bulunmaktadır.

Bu sıvıların üretimi de mezotel hücreler tarafından sağlanmaktadır. Akciğerin plevra zarının yapısına benzer dokular vücudun başka bölgelerinde de bulunmaktadır.

Bu zarlar karın çevresinde periton, kalp çevresinde perikard olarak adlandırılır. Malign mezotelyoma bu zarlardan köken alan kanserin adıdır.

mezotelyoma hastalığı

Mezotelyoma Belirtileri Nelerdir?

Akciğer zarı kanseri, diğer bir ismiyle mezotelyoma belirtileri arasında rahatsızlığı olan hastada en sık karşılaşılan şikâyet nefes darlığı beraberinde göğüs ağrısıdır.

Mezotelyoma genellikle göğüs boşluğuna su birikmesi ile bulgu veren bir hastalık olup hastada en sık rastlanan yakınmalar, ağrı ve ilerleyici nefes darlığı durumudur.

Yanı sıra hastalarda öksürük, ağızdan kan gelmesi, kilo kaybı, iştahsızlık, yorgunluk, halsizlik gibi bulgular da devam şikâyetler olarak görülür.

Mezotelyoma ortaya çıktığında ödem nedeniyle göğüs, sırt ve yan bölgelerde ağrı meydana gelir. Ağrının ilk evresinde, nefes alma sırasında batma şeklinde bir ağrı vardır, ancak bu ağrı zamanla artan ve süreklilik kazanan bir hal alır.

Öksürük ve nefes darlığı, bazı durumlarda ağrıya eşlik eden belirtilerdir. Bu belirtilerin hissedildiği anda konunun uzmanı ilgili bir hekime bir an önce gitmek hasta adına atılacak en büyük adımdır.

Mezotelyoma, tedaviye direnç gösteren bir rahatsızlıktır. Bu nedenle erken teşhis çok önem taşımaktadır.

Eğer hastalık akciğer zarı dışında vücudun başka bölgelerine de yayılmışsa mezotelyoma belirtileri arasında yüzde ve boyunda şişlik, yutkunma güçlüğü, ağızdan kan gelmesi, şiddetli öksürük, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı da görülebilmektedir.

Bu belirtilere sahip olan kişinin geç kalmadan uzman doktorlar tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

Mezotelyoma Kimlerde Görülür?

Mezotelyoma kötü huylu bir tümör olmakla birlikte asbest minarele maruz kalan insanlarda sıkça görülmektedir. Asbest solunum sonrasında akciğere yapışan ve akciğer zarı kanserine (mezotelyoma) sebep olan lifli bir minareldir.

Asbestin kişiyi hastalık boyutuna getiren bilinçsiz kullanımına sebep beyaz toprak, çelpek, höllük, gök toprak, çorak toprak ya da ceren toprağı halk arasında bilinen isimleri ile mezotelyoma sebeplerindendir.

Daha çok gelişmemiş küçük köylerde asbest boya amaçlı da kullanılmakta olup hatta küçük çocuklarda pudra yerine bile kullanıldığı, bazı kesimlerde ise bebeklere höllük toprağı ısıtılmış asbestle sarılmaktadır.

Bu çocuklar çok geçmeden potansiyel solunum hastası ve mezotelyoma hastası olmaktadır.

Bazı meslek grupları daha riskli görünsede akciğer zarı kanserine yakalanmak herkes için gerçekten riski yüksek bir durumdur. Daha sık asbest ortamına maruz kalan meslek gruplarından bazıları şunlardır;

  • Otomobil fren balatası imalatı ya da bakımı ile uğraşan kişiler,
  • Isı yalıtım malzemeleri üreten ya da kullanan kişiler,
  • Tersane işçileri,
  • Köylerde “beyaz toprak” olarak bilinen ve ev yapımında kullanılan evlerin inşaatında çalışan ya da bu evlerde yaşayan kişiler.

Asbest maruziyeti yaşayan insanlarda mezotelyoma belirtileri ve teşhisi maalesef uzun yıllar sonrası hatta 20 ila 50 yıl gibi bir süreçte ortaya çıkabilmektedir.

Tıp kurumları tüm dünyada yıllardır araştırmalar sonucunda mezotelyomanın plevral kaynaklı ve asbest maruziyeti sebepli olduğunu kesin ve bilimsel olarak kabul etmiştir.

Birincil kanserden vücuda yayılan kanserlerin kökeninde plevranın kendisinden de kaynaklanan hasta öyküleri tıp insanları tarafından bin dokuz yüzlü yıllardan bu yana deneyimler sonucu kabul görmüş bilgidir.

mezotelyomanın teşhisi

Mezotelyoma Tanısı Nasıl Konur?

Öncelikle fiziki muayene yapılarak hastanın ağrı ve benzeri şikayetlerinin olduğu göğüs kısmı diğerine göre küçülmüş ise, birlikte omuz düşüklükleri de değerlendirilir.

Omuz muayenesinde biri diğerine göre düşük ise hastanın solunum sesleri azalması dikkat çekerse hekim akciğer zarı kanserinden şüphe duyabilir.

Hasta şikayetleri doğrultusunda gerekli tahliller, görüntülemeler ve diğer değerler tümüyle kontrol edilir.

Akciğer rahatsızlığında tanı koymada akciğer grafisi, tomografi ve diğer değerlendirmeler duruma netlik kazandırmadığı durumlarda akciğer içerisine dolan sıvıdan örnek alınarak biyopsi tanı yöntemi ile sürece devam edilir.

Akciğer zarı biyopsisi teşhisi kesin olarak koymada en etkili yöntemdir. Hastalık mezotelyoma akciğerde tanımlandıktan sonra normal akciğer kanserine göre daha az belirtisi olduğundan teşhis genellikle erken tanı dönemini geçmiş olur.

Bu aşamada vücutta kanser yayılımını araştırmak için PET-CT, ultrasonografi, MR gibi tetkiklerin uygulanması da hastalığın tedavi sürecinin olumlu gelişebilmesi için gereklidir.

Kesin tanının konulabilmesi için mezotelyoma da kullanılabilecek 3 farklı biyopsi türü vardır.

  • Açık plevra biyopsisi
  • Kapalı plevra biyopsisi
  • Torakoskopik inceleme

En başarılı sonuçlara torakoskopik inceleme ile ulaşılabildiği bilinmektedir.

Mezotelyoma Nasıl Tedavi Edilir?

Akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) Epitelial, sarkomatöz ve karışık tip olarak üç faklı türe ayrılmış bilinen standart bir tedavi yöntemi olmayan, hastalara genellikle cerrahi müdahale, ışın veya ilaç tedavisi uygulaması ile başlanıp gidişata göre yönlendirilir.

Cerrahi müdahale gerektiren durumlarda ilaç ve ışın destek uygulaması ile özellikle epitelial mezotelyoma türünde yüksek başarı sağlanmıştır.

Tedavi tablosu oluşumunu sağlayan biyopsi sonucu ve hastalığın evresinin tanımıdır. Tanı sonrası evreleme mezotelyoma da oldukça önem taşımaktadır. Dört evreleme ile şöyle sınıflandırabiliriz;

Evre 1: Tümör sadece akciğer zarı ile sınırlıdır.

Evre 2: Tümör göğüs duvarı, kalp, yemek borusu ve mediastene yayılmıştır.

Evre 3: Tümör, diyaframı geçmiş ve karın zarına yayılmıştır. Toraksın yanı sıra lenf bezlerine de tutulmuştur.

Evre 4: Tümör artık diğer organlara da yayılmıştır.

Çok erken evre hastalarında örneğin 1 veya 2 cerrahi tedavi şansı olan gruptadırlar. Sıralamaya da bakılarak cerrahide şanslı hasta grubu epitelyal tipte olanlardır.

Hastalık seyri ve durumuna göre açık ya da kapalı ameliyat yöntemleri mevcut olup erken teşhis ile tedaviye başlamak büyük önem arz etmektedir.

Akciğer zarı kanseri ile tedavi yöntemi cerrahi müdahale şansı olan hastalarda hasar görmüş doku mümkün olduğunca hasta vücudundan temizlenerek, yayılmaya başlamış olan riskli bir durumda örneğin kalp zarı veya diyafram zarar görmüşse hasta açıldığında bu dokularda tümüyle temizlenir.

Cerrahi müdahale sonrasında sarkomatoid ve miks olarak adlandırılan tiplerde hasta kemoterapi ve radyoterapiye yönlendirilir.

Uygulanan bu tip tedavi yöntemlerinde %40 oranında başarı sağlanmaktadır. Bazı hastalarda rahatsızlığın tekrarlaması söz konusu olabilmekte olup gerek hastalık tedavisinde gerekse sonrası kişinin kendini risk içeren her şeyden koruması en önemli durumdur.

mezotelyoma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı