Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]

En korkulan kanser türlerinden olan akciğer kanserinin ana nedenlerinden biri sigara içmektir. Bir diğer faktör ise pasif içicilik olarak tanımlanan yoğun sigara dumanına maruz kalma durumudur. Akciğer kanserine yakalanma durumudur.

Hem içen hem de soluyan için ciddi sağlık riskleri barındıran sigara kullanımı, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85’inde doğrudan etkilidir. Pasif içicilik ile ise kanser riski ortalama %20 artış gösterir. Kanser riskini azaltmak için sigara kullanımının ve pasif içiciliğin sonlandırılması önemlidir.

Pasif İçicilik Nedir?

Pasif içicilik, sigara içmeyen bireylerin sigara dumanını solumasıdır ve bu tür durumlar soluyan için risk arz eder. Pasif içicilerin soluduğu duman, sigara içen kişinin soluk alıp vermesiyle çıkardığı duman ile sigaradan çıkan dumanın karışımıdır.

Dolayısıyla sigara içmeyen bir kişi pasif içicilik yoluya bu zararlı karışımı kendi ciğerlerine çekmiş olur. Bu durum çocuklar ve bebekler başta olmak üzere, herkes için büyük risk taşır. İçilen bir sigaranın dumanı havada saatlerce asılı kalır. Kısa süreli pasif içicilikte bile ciddi sıkıntılar gözlenebilir.

Pasif Sigara İçiciliğinin Tehlikeleri

Pasif içicilik özellikle akciğerleri etkiler. Sigara dumanındaki zararlı maddeler sigara içmeyen bireyler tarafından solunduğunda ciddi komplikasyonlar oluşturabilir.

Bu komplikasyonların başında akciğer kanseri gelir. Yapılan çalışmalar sigara dumanında 4000’in üzerinde kimyasal madde olduğunu ve bu maddelerden 250’sinin zararlı, 70’den fazlasının ise kanser yapıcı olduğunu göstermektedir.

Pasif içicilik sadece sigara değil puro, pipo ve nargile gibi bütün tütün ürünlerini kapsar; en başta akciğerlere zarar verir. Kalp ve damar yollarının tıkanmasıyla gelişen pek çok vücut fonksiyonu da pasif içicilik sonucu gözlenen sonuçlardandır.

Özellikle bebeklerin ve çocukların sigara dumanına maruz kalması oldukça risklidir çünkü küçük yaşlarda ciğer gelişimi tam olarak tamamlanmamış durumdadır. Dolayısıyla çocuklar yetişkinlere göre daha hassas bir yapıya sahiptir ve sigara dumanından daha fazla etkilenir. Bu durum hayati risk arz eden ve önemsenmesi gereken ciddi bir sorundur.

Pasif Sigara İçiciliğinin Sağlık Üzerindeki Etkileri

Pasif içiciliğin sigara içmeyenlere sayısız zararı bulunur. Genel olarak akciğer kanseri, kalp krizi, kalp hastalığı, öksürük ve balgam şikayetleri yaygın sorunlar arasında sayılır. Ayrıca hamileler ve çocuklar başta gelmek üzere şu tehlikeleri taşır:

  • Hamilelerin sigara dumanına maruz kalması erken doğum ile küçük doğma riskini artırır.
  • Sigara dumanına maruz kalan bebeklerde akciğer gelişimi olması gerektiği gibi tamamlanmaz ve ciddi komplikasyon yaşama riski yükselir.
  • Astım hastası çocuklar sigara dumanına daha fazla tepki gösterir ve ağır ataklar geçirir.
  • Pasif içicilik küçük çocuklar için zatürre, bronşit ve kulak enfeksiyonu riski taşır; bebekler için ise ölüme kadar varan ciddi sorunlar anlamına gelir.
  • Sigara içmeyen kişiler fazla sigara dumanı soluma sonucu öksürük, hırlama, nefes darlığı gibi problemler yaşar.
  • Kalp hastalıkları ve kalp krizi riski pasif içicilikle artar.

Sigara içmeyen kişileri sigara dumanından korumanın en etkili yolu, kapalı alanlarda sigara içmemektir. Sigara dumanının uzun süre havada asılı kalması, sigara içildikten saatler sonra bile bu zararlı maddelerin solunması anlamına gelir. Bu nedenle kapalı alanların düzenli olarak havalandırılması ve havanın temizlenmesi önemlidir.

Özellikle çocukların bulunduğu odaların yeterli oranda havalandırılması akciğer problemleri riskini azaltır. Bunun yanı sıra bu tip önlemler sigara etkilerini tam olarak geçirmek adına etkili değildir. Pasif içicilikle gelen sorunlarla karşılaşmamak için kesin ve tek yöntem, sigara kullanmayan kişilerin yanında sigara içmemektir. Ayrıca sigara içmeyenlerin de sigara dumanına maruz kalmaktan kaçınması ve bu ortamlarda bulunmaması gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı