Click to rate this post!
[Total: 2 Average: 5]

Sarkoidoz, kesin nedeni bilinmeyen ve akciğerler başta gelmek üzere pek çok organda tutulmaya neden olan bir hastalıktır. Kadınlarda daha sık karşılaşılan sarkoidozda 20-40 yaş grubu en yüksek risk aralığıdır. Peki sarkoidoz nedir, belirtileri nelerdir ve nasıl tedavi edilir? Hep birlikte tüm merak edilenlere bakalım

Sarkoidoz Nedir?

Sarkoidoz; bağışıklık sisteminin çeşitli dokulara reaksiyon göstermesi nedeniyle gelişen, her hastada farklı klinik bulgulara yol açan romatolojik bir hastalıktır.

Diğer bağışıklık rahatsızlıklarından farklı olarak, sarkoidozda vücut dokularında granülom olarak adlana benzeyen granülomlar, bulaşıcı veya enfeksiyon kaynaklı değildir.

Sarkoidoz hastalığı vücudun bütün dokularına tutulabilir, bu nedenle diğer romatolojik hastalıklardan farklı olarak daha fazla bulguya neden olur. Bunun yanı sıra, sarkoidoz sıklıkla lenf bezleri, gözler ve ciltte bulgular gösterir.

Sarkoidoz Kimlerde Görülür?

Sarkoidoz, temel nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Ancak yapılan çalışmalara göre belirli yaş grupları, cinsiyet ve ırk faktörleri hastalığın gelişiminde belirleyicidir. Aşağıdaki özellikleri taşıyan bireylerde sarkoidoz riski daha fazladır:

  • Kadınlarda daha sık gözlenir.
  • Aile öyküsünde sarkoidoz olan kişilerin, hastalığa yakalanma riski normal bireylere göre daha yüksektir.
  • Afrika kökenli insanlarda sarkoidoz riski yüksektir.
  • Çocuklarda nadiren gözlenir.
  • En riskli grup 20-40 yaş arasıdır.

Bunların dışında; bağışıklık sisteminin vücuda gösterdiği reaksiyon, henüz tanımlanamayan bir virüs, bakteri veya kimyasallardan kaynaklanıyor olabilir. Bu yapılarla temasın artması halinde sarkoidoz riski de artış gösterebilir.

Sarkoidoz Belirtileri

Sarkoidoz hastalığında klinik belirtiler hastadan hastaya ve tutulma bölgesine göre değişiklik gösterir. Kimi hastalarda herhangi bir semptom izlenmez, kimilerinde ise farklı dokular nedeniyle birbirinden farklı bulgular ortaya çıkar. Sarkoidoz seyrinde tespit edilen bulgular arasında şunlar sıralanabilir:

  • Eklem ağrıları
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Kilo kaybı
  • Ateş
  • Göz tutulmalarında; göz ağrısı, göz kuruluğu, görüş kaybı, göz kaşıntısı, göz yaşarması
  • Sindirim sistemi tutulmalarında; karın şişliği, kabız, ishal, ağız kuruluğu
  • Akciğer tutulmalarında; nefes darlığı, kuru öksürük, göğüs ağrısı
  • Sinir sistemi tutulmalarında; işitme kaybı, epileptik nöbetler, baş ağrısı
  • Ciltteki tutulmalarda; saç dökülmesi, deride döküntü ve kızarıklık

Sarkoidoz Tanı ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Sarkoidoz tanısı için akciğer tomografisi ve röntgen oldukça önemlidir. Kesin tanı için ise lenf bezi biyopsisi ya da bronkoskopi gerekir. Kimi hastalarda akciğer veya diğer organlardan doku örneği alınabilir. Kanda yüksek miktarda kalsiyum ve ACE enzimi bulunması önemli klinik bulgular arasındadır.

Nedeni kesin olarak bilinmediği için, bu hastalıkta kesin bir tedavi yönteminden de bahsedilemez. Hastalık aktivitesinin artması halinde hastaya kortizon uygulaması yapılır ve bu tedavi 12 aylık bir süreyle dozun azaltılması şeklinde tamamlanır.

Sinir sistemi, göz ve kalp ile ilgili semptomların olması halinde kortizon tedavisi mutlaka gerekir. Akciğerlerdeki lenf bezi büyümeleri ise bu tedaviyi gerektirmez, fakat solunum sistemindeki bozuklukların seviyesine göre tedavi kararlaştırılır. Kortizon tedavisine yanıt vermeyen hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanımı fayda sağlayabilir.

Sarkoidoz genellikle 3 farklı şekilde seyreden bir hastalıktır. Hastaların %60’ı herhangi bir tedaviye gereksinim duymaz ve kendi kendine iyileşir. %30’u kortizon tedavisi ile tedavi edilir ve hastalık daha sonra tekrar etmez, %10’u ise kortizona rağmen herhangi bir ilerleme kaydetmez.

Sarkoidoz Komplikasyonları Nelerdir?

Sarkoidozun gereken şekilde ve sürede tedavi edilmemesi, vücudun diğer dokularında ileri seviyeli hasarlara neden olabilir. Kronik ve oldukça uzun seyirli bir hastalık olan sarkoidozda, farklı rahatsızlıkların gelişme riski bulunur.

Akciğer enfeksiyonları, göz tansiyonu, katarakt, böbrek yetmezliği, yüz felci, kalp atış ritminde bozulma ve kısırlık gibi farklı komplikasyonların oluşma riski vardır. Uygulanan tedavi ve hastalığın seyrine göre, hastalarda farklı komplikasyonlar gözlenebilir veya herhangi bir risk faktörü gelişmeyebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı