Click to rate this post!
[Total: 8 Average: 4.5]

Tek Akciğer İle Yaşamak Mümkün Müdür?

Akciğerlerde hasara yol açan kanser benzeri hastalıklar ve kazaya bağlı yaralanmalar akciğerlerden birinin veya bir kısmının alınmasına yol açabilir. Bu operasyon Pnömonektomi olarak adlandırılır. Havadaki oksijenin doku ve organlara dağıtılmasıyla görevli olan, aynı zamanda kandaki atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan akciğerler hayati önem taşıyan organlardır. Ancak herhangi bir nedene bağlı olarak akciğerlerinden biri alınan kişiler, belirli günlük ve fiziksel kısıtlamalarla da olsa hayatını sürdürebilir. Akciğerlerden birinin alınmasının ardından yaşam standartlarını iyileştirmek ve sağlıklı alışkanlıklar kazanmak gerekir.

Vücut Tek Akciğerle Yaşamaya Nasıl Adapte Olur?

Akciğerlerden birinin çıkarılması vücutta bir takım değişikliklere yol açar. Ancak insan vücudu zamanla bu yeni düzene alışır ve ameliyat olan kişiler kendilerini çok zorlamadan hayatlarına devam edebilir. Vücut tek akciğer ile yaşamaya farklı şekillerde uyum sağlar.

Bazı durumlarda vücutta kalan akciğer, alınan akciğerin alanını dolduracak kadar genişleyebilir ve kapasitesini arttırabilir. Bu şekilde şişen akciğer vücuttaki oksijen eksikliğini telafi etme alışkanlığı kazanır.

 

Akciğeri alınan hastalar çoğunlukla, eskisi gibi bir hayat yaşayamayacaklarını ve nefes darlığı gibi sorunlarla sıklıkla karşılaşacaklarını düşünürler.

Fakat, vücutta tek kalan akciğerin kapasitesini arttırması ve kişinin kendi limitlerinin farkında olarak yeni alışkanlıklar kazanması ile bu gibi sorunların ortaya çıkma ihtimali kalmaz. Vücudun yeni koşullara alışmaya çalıştığı bu dönemde bireyin üstüne düşen önemli görevler vardır.

Günlük hayatında kendini yormadan ve zorlamadan hareket etmek, zorlu egzersizler yapmamak ve sigara içmemek gibi sağlıklı alışkanlıklar kazanan hastalar, yeni yaşamlarına kısa sürede adapte olurlar. Ameliyattan belirli bir süre sonra vücut da yeni düzene tamamen adapte olur ve kişi tek akciğerle sorunsuz şekilde yaşamaya devam edebilir.

Akciğer Alındıktan Sonra İyileşme Süreci

Akciğerlerden birinin alınması, vücutta iyileşme ve adaptasyon sürecinin başlatır. Çoğu kişiye göre oldukça uzun ve zorlu olduğu düşünülen bu süreç aslında sanıldığı kadar korkunç değildir. Akciğerler vücudun solunum ihtiyacını karşılayan organlardır ve operasyon sonrasındaki ilk 2 ay hasta açısından oldukça kritiktir. Hastalarda genellikle ameliyattan sonraki ilk haftalar oldukça zorlu geçer ve derin nefes almada güçlük yaşanır. 6 aya kadar aralıklı olarak nefes darlığı sorunu oluşabilir. Ancak nefes almadaki güçlük sadece akciğer performansıyla ilgili değildir; endişe, korku ve stres gibi olumsuz duygular da bu tepkilere yol açabilir. Bu psikolojik etmenler kişide derin nefes alma ihtiyacını artırarak süreci daha güç hale getirebilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında hastaların içinde bulunduğu duygu durumu, iyileşme hızını direkt olarak etkiler. Vücuttaki değişimlere kişinin mental olarak uyum sağlaması gerekir, dolayısıyla meditasyon gibi kendini rahatlatma yöntemlerinin denenmesi iyileşme sürecine olumlu yansır. Gerekiyorsa hastanın bu süreçte bir uzmana başvurarak psikolojik destek alması da önerilir.

 

Ameliyat sonrasındaki yeni düzene alışma süreci ortalama 6 ay ila 1 yıl sürer. Vücut bu zaman zarfında kendini tek akciğer ile yaşamaya tamamen uygun hale getirir. Fakat bu süreçte zaman zaman kalp atış hızında değişiklik, yüksek ateş, arter basıncında yükselme, solunum yetmezliği ve ödem oluşumu gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle hastaların düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gitmesi son derece önemlidir. Taburcu edilen hastaların düzenli takibi ve zamanla bu belirtileri gösterme durumuna göre yeniden tedavi edilmesi gerekir.

Akciğer Alınması Sonrası Yaşam Kalitesi

Tek akciğerle yaşayan hastaların öncelikle, ameliyattan sonra normal hayatlarına devam edeceklerini bilmesi gerekir. Düzenli doktor kontrolü, sağlıklı beslenme düzeni ve sakin yaşam standartları gibi yeni alışkanlıklarla birlikte gelen rehabilitasyon sürecinde vücuttaki akciğer hacmini artırmaya başlar.

Solunum egzersizlerinin yapılması ve olumlu düşünme yapısı akciğerdeki hücre sayısında kısa sürede artış olmasını sağlar. Egzersizler ne kadar sık ve düzenli uygulanırsa, akciğer kapasitesi de o kadar gelişir. Bu nedenle hastaların doktor önerilerini harfiyen yerine getirmesi, egzersiz yapması ve psikolojik açıdan kendini rahatlatması yaşam kalitesinin artmasında etkilidir.

Ayrıca mümkün olduğunca açık havaya çıkmak, doğada olmak ve vücuda temiz hava almak da solunumun iyileşmesini sağlar. Diyetine, günlük aktivitelerine ve psikolojisine dikkat eden hastalar, tek akciğer ile uzun süre kaliteli bir yaşam sürdürebilir.

Pnömonektomi Sonrası Beslenme

Tek akciğer ile yaşarken kaliteli bir yaşam standardına sahip olmak için sağlıklı diyet programı uygulamak şarttır. Beslenme alışkanlıklarında yapılacak sağlıklı değişiklikler, vücuttaki akciğerden tam performans alınmasını ve sağlıklı hücre gelişimini olumlu şekilde etkiler. Akciğerin gelişmesini ve daha iyi çalışmasını sağlamak için önerilen diyet programı şu şekildedir:

  • Pnömonektomi sonrasında özellikle ilk haftalarda yemek yerken nefes almada güçlük olabilir. Bu nedenle öncelikle yutması ve çiğnemesi kolay olan gıdaların tercih edilmesi gerekir. Vücut toparlayana kadar çorba ve meyve suyu gibi hem besleyici hem de yumuşak gıdalarla beslenmekte fayda vardır.
  • Büyük lokmalar halinde yemek yemeye çalışmak nefes almayı daha zor hale getirir. Mümkün olduğunca ufak lokmalarla, az ve sık aralıklarla yemek yenilmesi önerilir.
  • C ve E vitamini bakımından zengin gıdalar, vücudun daha hızlı iyileşmesini sağlar. C vitamini hücrelere daha fazla oksijen taşınmasını sağlarken, E vitamini hücrelerin yenilenme hızını artırır.
  • Antioksidan yönünden zengin meyve ve sebzeler vücudun enfeksiyonlardan korunmasını, toksinlerden temizlenmesini sağlar.
  • Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)’ne göre, günde 4-5 porsiyon taze meyve ve sebze yemek akciğer sağlığına iyi gelir.
  • Protein almak için yağsız etlerin tercih edilmesi; et, tavuk, balık gibi gıdaların fırında veya ızgarada pişirilmesi gerekir.
  • Trans yağ, doymuş yağ ve kolesterol değeri yüksek gıdalarda ürün etiketlerinin incelenmesi alışkanlık haline getirilmelidir. Tüketilen balık, fındık ve zeytin gibi gıdaların içinde doymamış yağların bulunmasına özen gösterilmelidir.
  • Tuz vücuttaki suyu tuttuğundan ödeme yol açabilir. Bu nedenle un, tuz, şeker üçlüsünden uzak durmak, tüketimini minimuma indirmek gerekir.
  • Gün içinde yeterli oranda su tüketilmesi akciğer sağlığı açısından oldukça önemlidir. En az 6 bardak su içmek akciğerlerin temizlenmesini sağlar.
  • Bununla birlikte sigara içmek, kendini fazla zorlamak ve yorulmak gibi olumsuz alışkanlıklar hastanın tek akciğer ile yaşam sürecini sekteye uğratabilir. Bu nedenle kötü yaşam alışkanlıklarının bırakılması ve yerine sağlıklı alışkanlıkların kazanılması önerilir.

 

Sonuç olarak; tek akciğeri alınan hastalar kendi sınırlarının farkına vararak, dikkatli davranarak ve beslenme programına uyarak yeni hayat standartlarına adapte olmalıdır. Ameliyat öncesi sigara kullanan hastalar, daha hızlı iyileşmek ve daha kaliteli yaşamak için bu alışkanlığı devam ettirmemelidir. Nefes darlığı gibi şikayetlerin sık tekrarlamaması için sigara kullanımı sonlandırılmalıdır.

Tek akciğer ile yaşamak bazı kısıtlamaları getirse de hastalar çeşitli solunum egzersizleri ve fiziksel aktivite ile beden sağlığını koruyabilir, akciğer kapasitesini artırabilir.

Psikolojik destek almak, moral ve motivasyonu korumak ömür boyu edinilmesi gereken bir alışkanlıktır. Sürecin ilk başından itibaren olumlu bir tutum sergilenmesi, doktor muayenelerine düzenli gidilmesi ve tüm olasılıkların değerlendirilmesi kişinin sürece daha çabuk alışmasını sağlar. Bütün bunlara uyarak yaşayan hastalar, kaliteli bir standart yakalayarak sağlıklı ömür geçirebilir.

1 Comment to “ Tek Akciğer ile Yaşamak Mümkün Müdür?”

  1. […] Tek Akciğer ile Yaşamak Mümkün Müdür? – Prof. Dr. Adalet Demir […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yukarı