Hiperhidroz (Aşırı Bölgesel Terleme) Nedir?
Hiperhidroz (aşırı bölgesel terleme); sempatik sinir sisteminin aşırı duyarlılığı ve aktivitesine bağlı olarak gelişen, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Genellikle çocukluk çağı veya ergenlik döneminde başlar ve en sık eller, koltuk altı, ayaklar ile yüz bölgesinde aşırı terleme, yüzde kızarma (blushing) ve sıcak basması gibi şikâyetlere neden olur.
Hiperhidroz, yalnızca "fazla terleme" olarak değerlendirilmemelidir. Günlük yaşamı, sosyal ilişkileri, eğitim hayatını ve mesleki performansı olumsuz etkileyebilen, tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Toplumda görülme sıklığı yaklaşık %2-5 arasında değişmektedir. Kadın ve erkeklerde benzer sıklıkta görülür. Genellikle ailesel (genetik) bir yatkınlık söz konusudur. Aile bireylerinde benzer şikâyetlerin bulunması oldukça yaygındır ve genetik yatkınlığı düşündürmektedir.

Hiperhidroz Neden Olur?
Primer hiperhidrozun kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Hastalığın temel mekanizmasının, sempatik sinir sisteminin normalden daha aktif çalışması olduğu düşünülmektedir. Ter bezlerinde herhangi bir sayı artışı veya yapısal bozukluk bulunmamasına rağmen, ter bezlerini uyaran sinirler aşırı çalışmaktadır.
Hiperhidrozun ortaya çıkmasında;
- Genetik yatkınlık
- Heyecan
- Stres
- Korku
- Sıcak hava
tetikleyici faktörler olarak rol oynayabilir.
Primer hiperhidrozda altta yatan hormonal veya metabolik bir hastalık bulunmaz. Bu nedenle bu tablo, sekonder (başka bir hastalığa bağlı) hiperhidrozdan ayrılmalıdır.
Primer ve Sekonder Hiperhidroz Arasındaki Fark Nedir?
Hiperhidroz iki ana gruba ayrılır.
Primer (Birincil) Hiperhidroz
En sık görülen tiptir. Başka bir hastalığa bağlı değildir.
Genellikle;
- El
- Koltuk altı
- Ayak
- Yüz
bölgelerinde görülür.
Çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. İki taraflı ve simetriktir. Gece terlemesi görülmez.
Sekonder (İkincil) Hiperhidroz
Sekonder hiperhidroz ise başka bir hastalığa veya kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebilir.
Özellikle;
- Tiroid hastalıkları
- Diyabet
- Menopoz
- Bazı enfeksiyon hastalıkları
- Hormonal bozukluklar
- Bazı ilaçlar
- Nadir olarak bazı nörolojik hastalıklar ve tümörler
sekonder hiperhidroza neden olabilir.
Bu nedenle cerrahi tedavi planlanmadan önce primer ve sekonder hiperhidroz ayrımının yapılması büyük önem taşır.
Hiperhidroz Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Bu kişilerde eller veya koltuk altı sürekli nemli ve ıslaktır. Bu durum günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebilir.
Hastalar;
- El sıkışmaktan kaçınabilir.
- Yazı yazarken kâğıdın ıslanması nedeniyle zorlanabilir.
- Bilgisayar klavyesi veya telefon kullanırken güçlük yaşayabilir.
- Sık kıyafet değiştirmek zorunda kalabilir.
- Sürekli yanlarında havlu veya peçete taşıyabilir.
Bu durum zamanla kişinin sosyal hayatını, iş yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyebilir.
Birçok hastada özgüven kaybı, sosyal ortamlardan kaçınma ve mesleki performansta azalma görülebilir. Bu nedenle hiperhidroz yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda yaşam kalitesini etkileyen önemli bir sağlık sorunudur.

Hiperhidroz Kimlerde Görülür?
Hiperhidroz genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. Çoğu hastada yıllarca devam eder ve kendiliğinden düzelmez.
Gece uykusunda genellikle aşırı terleme görülmez. Buna karşın heyecan, stres, korku ve sıcak hava gibi durumlarda, normalde kuru olan eller birkaç dakika içerisinde damlayacak kadar yoğun şekilde terleyebilir.
Primer hiperhidrozun ailevi geçiş gösterebildiği bilinmektedir. Bu nedenle anne, baba veya kardeşlerde benzer şikâyetlerin bulunması tanıyı destekleyen önemli bulgulardan biridir.
Hiperhidroz Tanısı Nasıl Konur?
Aşırı bölgesel terleme tanısı çoğu hastada ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile konulmaktadır.
Tanı konulurken özellikle aşağıdaki özelliklerin bulunması önemlidir:
- Başka bir hastalığa bağlı olmaksızın el, ayak, koltuk altı veya yüz bölgesinde aşırı terleme olması
- Çocukluk veya ergenlik döneminde başlaması
- Terlemenin iki taraflı ve simetrik olması
- En az 6 aydır devam etmesi
- Gece terlemesinin olmaması
- Stres ve heyecanla artış göstermesi
- Günlük yaşamı ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi
- Ailede benzer şikâyetlerin bulunması
Bu kriterler primer hiperhidroz tanısını destekleyen en önemli klinik özelliklerdir.
Bunları Yaşıyorsanız Hiperhidrozunuz Olabilir
Aşağıdaki şikâyetlerden biri veya birkaçı sizde mevcutsa hiperhidroz açısından değerlendirilmeniz önerilir.
- El sıkışmaktan kaçınıyor musunuz?
- Yeni insanlarla tanışırken elleriniz nedeniyle rahatsızlık duyuyor musunuz?
- Yazı yazarken kâğıdınız ıslanıyor mu?
- Bilgisayar veya telefon kullanırken zorlanıyor musunuz?
- Sürekli yanınızda elinizi silmek için mendil veya havlu taşıyor musunuz?
- Sık kıyafet değiştirmek zorunda kalıyor musunuz?
- Sosyal yaşamınız bu durumdan olumsuz etkileniyor mu?
- Özgüven kaybı yaşamaya başladınız mı?
Bu şikâyetler günlük yaşamınızı etkiliyorsa, hiperhidroz tedavisi açısından değerlendirilmeniz uygun olacaktır.


Laboratuvar Tetkikleri Neden İstenir?
Primer hiperhidroz başka bir hastalığa bağlı değildir. Ancak cerrahi tedavi planlanmadan önce, aşırı terlemeye neden olabilecek hormonal veya metabolik hastalıkların dışlanması gerekir.
Bu nedenle gerekli görülen hastalarda;
- Tiroid fonksiyon testleri (TSH, Serbest T3 ve Serbest T4)
- Kan şekeri değerlendirmesi (açlık glikoz seviyesi)
- Kortizol
- Paratiroid hormon (PTH)
gibi kan tetkikleri istenebilir.
Laboratuvar testleri her hastada aynı değildir. Hastanın yaşı, öyküsü ve muayene bulgularına göre gerekli görülen tetkikler planlanır. Amaç, altta yatan tedavi edilebilir bir hastalığı gözden kaçırmamak ve gereksiz cerrahi girişimleri önlemektir.
Sonuç 1: Hiperhidroz nedeniyle başvuran her hastaya doğrudan cerrahi tedavi önerilmez. Öncelikle ayrıntılı öykü alınır, fizik muayene yapılır ve gerekli görülen hastalarda altta yatan hormonal veya sistemik hastalıklar araştırılır. Primer hiperhidroz tanısı doğrulandıktan sonra hastanın şikâyetleri, yaşam kalitesi ve beklentileri birlikte değerlendirilerek en uygun tedavi yöntemi planlanır.
Aşırı Bölgesel Terleme Nasıl Tedavi Edilir?
Hiperhidroz tedavisi; terlemenin şiddetine, etkilenen bölgeye, hastanın yaşam kalitesine ve altta yatan nedenlere göre planlanır.
Tedavinin amacı yalnızca terlemeyi azaltmak değil; hastanın sosyal yaşamını, iş hayatını ve psikolojik konforunu yeniden kazandırmaktır.
Primer hiperhidrozda günümüzde uygulanan tedavi seçenekleri şunlardır:
- Cerrahi tedavi (ETS)
- Topikal tedaviler
- Botulinum toksini (Botoks)
- İyontoforez
Kalıcı tedavi sağlayan yöntem cerrahi tedavidir. Diğer yöntemler ise belirli hasta gruplarında geçici veya destekleyici tedavi olarak kullanılmaktadır.


Cerrahi Tedavi (Videotorakoskopik Torakal Sempatik Blok / ETS)
Göğüs Cerrahisi tarafından uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. İşlem genel anestezi altında torakoskopik (kapalı) yöntemle uygulanır. Cerrahın güvenli bir görüş alanı elde edebilmesi için ameliyat edilecek akciğer kontrollü olarak söndürülür (tek akciğer ventilasyonu); küçük çocuklarda ise bu işlem yaşa uygun bronşiyal bloker sistemleri kullanılarak güvenli şekilde sağlanır. Koltuk altından yapılan yaklaşık 5–10 mm'lik tek bir kesi ile göğüs boşluğuna girilerek sempatik sinir zincirine ulaşılır. Ameliyat sırasında akciğere herhangi bir kesi yapılmaz. İşlem yalnızca sempatik sinir zinciri üzerinde uygulanır
Ameliyat her iki tarafa aynı seansta uygulanır ve cerrahi işlem çoğu hastada yaklaşık 30–45 dakika içinde tamamlanır.
ETS Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Sempatik sinir zincirine üç farklı yöntem uygulanabilir.
- Sempatik zincirin klipslenmesi (Torakoskopik Sempatik Blok)
- Sempatik zincirin kesilmesi
- Sempatik zincirin ilgili ganglion ile birlikte çıkarılması (Sempatektomi)
Günümüzde birçok merkezde en sık tercih edilen yöntemlerden biri titanyum klips ile sempatik blok uygulanmasıdır.
ETS Ameliyatı Nasıl Etki Gösterir?
Göğüs kafesi içerisinde bulunan sempatik sinir zinciri; el, koltuk altı ve yüz bölgesindeki ter bezlerinin çalışmasını kontrol eder. Bu sinir zincirinin uygun seviyesinde iletimin kesilmesi veya bloke edilmesi ile aşırı terleme ortadan kaldırılır.
İşlem sonunda hastalar ameliyat masasında iken bile ellerinin belirgin şekilde kuruduğunu hissedebilir.
Başarılı bir ETS ameliyatı sonrasında el terlemesindeki düzelme genellikle hemen fark edilir.
ETS Ameliyatının Başarı Oranı Nedir?
Endoskopik Torakal Sempatik Blok (ETS), uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi seviye belirlenmesi halinde hiperhidroz tedavisinde en başarılı yöntemlerden biridir.
- El (palmar) hiperhidrozunda başarı oranı yaklaşık %95–99'dur.
- Yüz terlemesi (kraniyofasiyal hiperhidroz) ve yüz kızarmasında başarı oranı yaklaşık %80–95'tir.
- Koltuk altı (aksiller) hiperhidrozunda başarı oranı yaklaşık %80–95 arasında bildirilmektedir.
- El, koltuk altı ve ayak terlemesi birlikte bulunan hastalarda, el ve koltuk altı terlemesinde yüksek başarı elde edilirken, ayak terlemesinde hastaların yaklaşık %30–50'sinde değişen derecelerde azalma görülebilir.
Cerrahi başarının en önemli belirleyicileri; doğru hasta seçimi, hiperhidroz tipine uygun cerrahi seviye seçimi ve deneyimli cerrahi ekip tarafından uygulanan uygun tekniktir.
ETS Ameliyatından Sonra İyileşme Süreci Nasıldır?
ETS ameliyatında, sempatik sinir zinciri bloke edildiği veya klipslendiği anda aşırı terleme genellikle hemen durur. Bu nedenle el, koltuk altı veya yüz bölgesindeki terlemenin kesildiği çoğu hastada ameliyat sırasında dahi gözlemlenebilir.
Ameliyat sonrasında hastalar genellikle birkaç saat içinde ayağa kalkabilir. Akciğerde hava kaçağı, kanama veya başka bir sorun olmadığı sürece ameliyat çoğu hastada göğüs tüpü (dren) yerleştirilmeden tamamlanır. Çoğu hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir ve günlük yaşamına birkaç gün içinde dönebilir.
İlk günlerde hafif göğüs ağrısı, omuz bölgesinde rahatsızlık hissi veya batma hissi görülebilir. Bu şikâyetler genellikle kısa süre içinde azalır ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
Ağrı düzeyi açık cerrahiye göre oldukça azdır. Koltuk altından yapılan yaklaşık 5–10 mm'lik tek kesi sayesinde kozmetik sonuçlar da oldukça başarılıdır.
ETS Ameliyatının Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?
Her cerrahi girişimde olduğu gibi ETS ameliyatının da bazı riskleri bulunmaktadır.
Kompansatuvar (Refleks) Terleme
ETS ameliyatından sonra en sık görülen yan etki kompansatuvar (refleks) terlemedir. El veya koltuk altı kururken; sırt, karın, bel ve göğüs bölgelerinde değişen derecelerde terleme görülebilir.
Kompansatuvar terleme çoğu hastada hafif düzeydedir ve günlük yaşamı etkilemez. Yaşam kalitesini belirgin etkileyen şiddetli kompansatuvar terleme ise yaklaşık %5–10 oranında bildirilmektedir.
Son yıllarda özellikle R4 seviyesinin tercih edilmesiyle, el terlemesindeki yüksek başarı korunurken şiddetli kompansatuvar terleme riskinin daha düşük olabileceğini gösteren çok sayıda çalışma yayınlanmıştır. Ancak cerrahi seviye seçimi hastanın şikâyetleri ve beklentilerine göre bireyselleştirilmelidir.
El Kuruluğu
Bazı hastalarda ETS sonrasında eller beklenenden daha kuru olabilir. Bu durum genellikle hafif düzeydedir, çoğu hastada rahatsızlık oluşturmaz ve gerektiğinde nemlendirici kremlerle kontrol edilebilir.
Kalp Atım Hızında Azalma (Bradikardi)
ETS ameliyatından sonra bazı hastalarda kalp atım hızında hafif bir azalma görülebilir. Bu durum, sempatik sinir sisteminin etkisinin azalmasına bağlı gelişen beklenen bir fizyolojik değişikliktir ve çoğu hastada herhangi bir şikâyete yol açmaz. Genellikle tedavi gerektirmez.
Horner Sendromu
Horner sendromu; göz kapağında hafif düşüklük (pitoz) ve göz bebeğinde küçülme (miyozis) ile seyreden çok nadir görülen bir komplikasyondur. Stellat ganglion normalde birinci kaburga seviyesinde ve üzerinde yer aldığından torakoskopik ETS sırasında doğrudan görülmez. Nadir görülen anatomik varyasyonlar dışında etkilenmesi beklenmez. Günümüzde R2 seviyesinden mümkün olduğunca kaçınılması ve uygun cerrahi seviye seçimi sayesinde Horner sendromu görülme olasılığı son derece düşüktür.
Klips Hangi Seviyeye Yerleştirilir?
Ameliyat başarısında en önemli noktalardan biri sempatik zincirin doğru seviyede bloke edilmesidir. Hangi seviyenin seçileceği; hastanın temel şikâyetine göre değişmektedir.
Torakoskopik ETS ameliyatında sempatik sinir zinciri, göğüs boşluğuna kapalı yöntemle girildikten sonra kaburgalar referans alınarak belirlenir. VATS sırasında çoğu hastada birinci kot doğrudan görülemediğinden cerrahi seviye ikinci kaburgadan itibaren sayılarak tespit edilir.
Klipsleme veya sempatik blok uygulanacak seviye; hiperhidrozun klinik tipi (el, koltuk altı, yüz), semptomların dağılımı ve şiddeti, hastanın beklentileri ile olası kompansatuar terleme ve diğer yan etki riskleri birlikte değerlendirilerek bireyselleştirilir.
Tablo 1'de, güncel uluslararası kılavuzlar ve geniş hasta serilerine göre en sık tercih edilen cerrahi seviye seçimleri özetlenmiştir.
Tablo 1: Hiperhidroz Tiplerine Göre Torakoskopik Endoskopik Torakal Sempatik Blok (ETS) Seviyesi Seçimi
| Hiperhidroz Tipi | En Sık Tercih Edilen Seviye | Klinik Değerlendirme |
|---|---|---|
| Palmar (El) | R3 veya R4 | R3 daha kuru eller sağlayabilir. R4 ise kompansatuvar terleme riskini azaltmada avantaj sağlayabilir. |
| Kraniyofasiyal (Yüz terlemesi ve kızarması) | R3 | Günümüzde Horner sendromu riskini azaltmak amacıyla mümkün olduğunca R2 seviyesinden kaçınılmaktadır. |
| El terlemesi, yüz terlemesi veya kızarması birlikte | R3 | Seçilmiş olgularda R3-R4 kombinasyonu uygulanabilmektedir. Neden T2 değil? Eskiden T2 sempatektomi uygulanıyordu. Ancak Horner sendromu ve kompansatuvar terleme riskinin daha yüksek olduğu, sonuçların ise R3 kadar üstün olmadığı görülmüştür. |
| Aksiller (Koltuk altı) | R4-R5 (Gerektiğinde R5) | Saf aksiller hiperhidrozda R4 veya R5 tercih edilebilir. Kombine olgularda hastanın özelliklerine göre seviye seçilir. |
| Eller ve koltuk altı kombine | R4 | Günümüzde birçok merkezin ilk tercihidir. Kompansatuvar terleme riski daha düşüktür. El terlemesinde yüksek başarı sağlarken bazı hastalarda hafif nemlilik devam edebilir. Koltuk altı terlemesi üzerinde de etkilidir. Avantajı: Daha az kompansatuvar terleme riski bulunur. |
| Eller ve koltuk altı kombine | R3 + R4 | Bu kombinasyon özellikle el terlemesi çok şiddetliyse, koltuk altı terlemesi belirginse ve hasta tamamen kuru eller istiyorsa tercih edilebilir. Avantajı: El ve koltuk altı terlemesinde başarı oranı yüksektir. Dezavantajı: Kompansatuvar terleme riski R4’e göre biraz daha fazladır. |
| İzole plantar (Ayak hiperhidrozu) | ETS önerilmez | Tek başına ayak terlemesinde ETS’nin etkinliği düşüktür. Bu nedenle başka tedavi seçenekleri tercih edilir. |
El, koltuk altı ve ayak terlemesi birlikte bulunan hastalarda ETS ameliyatı esas olarak el ve koltuk altı terlemesini tedavi etmeyi amaçlar.
Ayak terlemesi için doğrudan uygulanan bir cerrahi değildir. Bununla birlikte, hastaların yaklaşık %25–40'sinde ayak terlemesinde değişen derecelerde azalma görülebilir.
Ancak bu etki öngörülebilir değildir ve her hastada ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle ayak terlemesinin düzelmesi ek bir kazanım olarak değerlendirilmelidir.

Klips Takılırsa Geri Dönüş Mümkün müdür?
Bu, ETS ameliyatı öncesinde hastaların en sık merak ettiği konulardan biridir.
Klipsleme yönteminde sempatik sinir zinciri kesilmez, klips ile bloke edilir. Bu nedenle klips çıkarıldıktan sonra sinirin yeniden fonksiyon kazanabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle bazı hastalar, geri dönüş ihtimali nedeniyle klipsleme yöntemini tercih edebilmektedir.
Literatürde klips çıkarılması sonrasında kısmi veya tam düzelme bildirilen hastalar bulunmakla birlikte, bunun derecesi ve her hastada gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden öngörülemez.
Geri dönüş; klipsin ne kadar süre yerinde kaldığına, sinirde oluşan değişikliklere ve kişinin iyileşme kapasitesine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bu nedenle günümüzde klips çıkarılmasının her hastada tam geri dönüş sağlayacağını söylemek bilimsel olarak doğru değildir.
Hiperhidroz Tedavisinde Cerrahi Dışı Tedaviler Nelerdir ve Ne Kadar Etkilidir?
Aşırı bölgesel terleme (hiperhidroz) tedavisinde uygulanacak yöntem; terlemenin şiddetine, hangi bölgede görüldüğüne, hastanın yaşına ve günlük yaşam üzerindeki etkisine göre belirlenir. Tedavi planı oluşturulurken öncelikle altta yatan başka bir hastalık olup olmadığı değerlendirilir. Primer (nedeni bilinmeyen) hiperhidroz tanısı alan hastalarda ise cerrahi dışı tedaviler veya uygun hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir.
Cerrahi dışı tedavi yöntemleri arasında topikal tedaviler, iyontoforez ve botulinum toksin (Botoks) uygulamaları yer almaktadır.
1. Topikal Tedaviler (Ter Önleyici Kremler ve Solüsyonlar)
Topikal tedaviler özellikle hafif ve orta derecede hiperhidrozu olan hastalarda ilk tercih edilen yöntemlerden biridir.
En sık kullanılan ürünler alüminyum klorür hekzahidrat içeren ter önleyici solüsyon ve kremlerdir. Bu ürünler ter bezlerinin çıkış kanallarını geçici olarak tıkayarak ter miktarını azaltırlar.
Genellikle gece yatmadan önce kuru cilde uygulanır ve sabah yıkanarak ciltten uzaklaştırılır.
Topikal tedaviler hastalığı ortadan kaldırmaz; yalnızca uygulandığı süre boyunca terlemeyi azaltır. Bu nedenle düzenli kullanım gerektirir.
Avantajları
- Kolay uygulanır.
- Cerrahi girişim gerektirmez.
- Hafif hiperhidroz olgularında faydalı olabilir.
Dezavantajları
- Etkisi geçicidir.
- Düzenli kullanım gerektirir.
- Özellikle koltuk altı ve avuç içinde cilt tahrişi, yanma ve kızarıklık yapabilir.
- Şiddetli el ve koltuk altı hiperhidrozunda çoğu zaman tek başına yeterli olmaz.
Topikal glikopironyum (%2.4): , özellikle koltuk altı aşırı terleme (primer aksiller hiperhidroz) için kullanılan antikolinerjik bir tedavidir. Ter bezlerini uyaran asetilkolini bloke ederek terlemeyi azaltır. Günlük kullanılan, ilaç emdirilmiş tek kullanımlık bez formundadır.
El ve ayak terlemesinde etkisi sınırlıdır, yüz hiperhidrozunda standart tedavi değildir. FDA tarafından 2018’de (Qbrexza®) onaylanmıştır.
Çalışmalarda hastaların yaklaşık %50–60’ında belirgin azalma ve yaşam kalitesinde düzelme sağlanmıştır, ancak tam kuruluk sağlamaz. Etkisi kullanım süresince devam eder ve bırakıldığında terleme geri döner.
2. İyontoforez Tedavisi
İyontoforez; özellikle el ve ayak hiperhidrozunda kullanılan, cerrahi olmayan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde eller veya ayaklar musluk suyu bulunan özel bir cihaz içine yerleştirilir ve düşük voltajlı elektrik akımı uygulanır.
Elektrik akımının ter bezlerinin çalışmasını geçici olarak baskıladığı düşünülmektedir. Etki mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte birçok hastada terleme belirgin şekilde azalabilmektedir.
Tedavi başlangıcında haftada birkaç seans uygulanır. Daha sonra etkinin devamı için belirli aralıklarla idame tedavisi yapılması gerekir.
Avantajları
- Cerrahi değildir.
- Ciddi komplikasyon riski oldukça düşüktür.
- Özellikle el ve ayak hiperhidrozunda etkili olabilir.
- Ev tipi cihazlarla idame tedavisi uygulanabilir.
Dezavantajları
- Tedavinin düzenli tekrarlanması gerekir.
- Etkisi kalıcı değildir.
- Her merkezde bulunmayabilir.
- Kalp pili bulunan hastalarda, gebelikte ve bazı özel durumlarda uygulanması uygun olmayabilir.

3. Botulinum Toksin (Botoks) Uygulaması
Botulinum toksin (Botoks), ter bezlerini uyaran sempatik sinir uçlarından asetilkolin salınımını geçici olarak engelleyerek terlemeyi azaltır. Botoks uygulaması özellikle koltuk altı hiperhidrozunda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.
El hiperhidrozunda da uygulanabilmekle birlikte, avuç içine çok sayıda enjeksiyon yapılması gerektiği için işlem ağrılı olabilir. Ayrıca bazı hastalarda geçici el kaslarında güçsüzlük ve kavrama kuvvetinde azalma görülebilir.
Bu nedenle özellikle yoğun el kullanımını gerektiren meslek gruplarında hasta seçimi önemlidir.
Botoksun etkisi genellikle 4–6 ay devam eder. Daha sonra tedavinin tekrarlanması gerekir.
Avantajları
- Cerrahi girişim gerektirmez.
- Özellikle koltuk altı hiperhidrozunda yüksek başarı sağlar.
- Günlük yaşama dönüş hızlıdır.
Dezavantajları
- Etkisi geçicidir.
- Düzenli aralıklarla tekrar uygulanması gerekir.
- El uygulamalarında ağrı, geçici kas güçsüzlüğü ve hissizlik görülebilir.
- Primer hiperhidrozda kalıcı tedavi sağlamaz.

Cerrahi dışı tedaviler her hasta için yeterli olur mu?
Hayır.
Topikal tedaviler, iyontoforez ve Botoks birçok hastada terlemeyi azaltabilse de, etkileri genellikle geçicidir ve düzenli tekrar gerektirir.
Günlük yaşamı belirgin şekilde etkilenen, el sıkışmaktan kaçınan, yazı yazmakta veya bilgisayar kullanmakta zorlanan, sosyal ve mesleki yaşamı olumsuz etkilenen uygun hastalarda kalıcı tedavi seçeneği olarak Videotorakoskopik Torakal Sempatik Blok (ETS) ameliyatı değerlendirilebilir.
Hiperhidroz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bu, hastaların ETS ameliyatı öncesinde en sık merak ettiği sorulardan biridir.
Evet. Güncel bilimsel çalışmalar, ETS ameliyatının uzun dönem etkinliğinin büyük ölçüde korunduğunu göstermektedir. 2025 yılında yayımlanan 20 yıllık takip çalışmasında, primer hiperhidroz nedeniyle bilateral ETS uygulanan hastaların büyük çoğunluğunda el ve/veya koltuk altı terlemesindeki düzelmenin 20 yıl sonra da devam ettiği bildirilmiştir.
Aynı çalışmada, hasta memnuniyetinin yüksek düzeyde korunduğu ve ameliyat öncesine göre belirgin azalan kaygı (anksiyete) düzeyinin uzun yıllar boyunca sürdüğü gösterilmiştir. Kompansatuvar terleme görülebilmesine rağmen, bu durum çoğu hastada genel memnuniyeti belirgin olarak etkilememiştir.
Evet. ETS ameliyatından sonra en sık görülen yan etki kompansatuvar (refleks) terlemedir. El, koltuk altı veya yüz bölgesindeki aşırı terleme düzelirken; sırt, karın, bel veya göğüs gibi bölgelerde terleme artışı görülebilir.
Bu durumun görülme olasılığı ve şiddeti; ameliyat seviyesi, hiperhidrozun tipi ve hastanın bireysel özelliklerine göre değişebilir. Güncel çalışmalarda, uygun cerrahi seviye seçiminin özellikle şiddetli kompansatuvar terleme riskini azaltabildiği bildirilmektedir.
Bu, hastaların ameliyat öncesinde en sık sorduğu sorulardan biridir.
Her ne kadar kompansatuvar terleme, ETS sonrası memnuniyetsizliğin en önemli nedenlerinden biri olarak kabul edilse de, uzun dönem bilimsel çalışmalar hastaların büyük çoğunluğunun ameliyat kararından memnun olduğunu göstermektedir.
2025 yılında yayımlanan 20 yıllık takip çalışmasında, kompansatuvar terleme devam etmesine rağmen hasta memnuniyetinin yüksek düzeyde korunduğu ve ameliyat öncesine göre yaşam kalitesindeki iyileşmenin sürdüğü bildirilmiştir.
Bu durum, hastaların çoğunda el, koltuk altı veya yüz bölgesindeki aşırı terlemenin ortadan kalkmasının, gelişebilecek kompansatuvar terlemeye rağmen günlük yaşam ve sosyal yaşam açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Hayır. Kompansatuvar terlemenin şiddeti ve vücuttaki dağılımı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Hastaların önemli bir kısmında hafif düzeyde olup günlük yaşamı belirgin etkilemezken, daha az sayıda hastada daha belirgin olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın beklentileri, hiperhidrozun yerleşim yeri ve uygun cerrahi seviye dikkatle değerlendirilmelidir.
Terleme vücudun normal ve gerekli bir fonksiyonudur. Ancak el, koltuk altı, ayak veya yüzde, ortam sıcaklığına ya da fiziksel aktiviteye bağlı olmadan, günlük yaşamı etkileyecek düzeyde aşırı terleme olması normal değildir.
Eğer terleme sosyal yaşamınızı, okul veya iş performansınızı etkiliyorsa bu durum hiperhidroz olarak değerlendirilmeli ve tedavi seçenekleri açısından bir Göğüs Cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.
Primer hiperhidroz genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar ve tedavi edilmediği sürece uzun yıllar devam edebilir. Bazı hastalarda şikâyetler yaş ilerledikçe azalabilse de, çoğu hastada kalıcıdır.
Kendiliğinden tamamen düzelmesi beklenen bir hastalık değildir.
Evet.
Hastaların önemli bir bölümünde aile bireylerinde benzer şikâyetler bulunmaktadır.
Anne, baba veya kardeşlerde hiperhidroz öyküsünün bulunması primer hiperhidroz tanısını destekleyen önemli bulgulardan biridir.
Evet.
Özellikle tüm vücudu etkileyen yaygın terleme bazı hastalıklara bağlı gelişebilir.
Bunlar arasında;
- Tiroid hastalıkları
- Diyabet
- Menopoz
- Bazı enfeksiyon hastalıkları
- Bazı ilaçlar
- Hormonal hastalıklar
yer almaktadır.
Bu nedenle cerrahi tedavi planlanmadan önce gerekli görülen hastalarda laboratuvar incelemeleri yapılarak altta yatan nedenler araştırılır.
Tanıda en önemli basamak ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayenedir.
Primer hiperhidroz tanısı çoğu hastada yalnızca klinik değerlendirme ile konulabilir.
Ancak altta yatan başka bir hastalıktan şüphelenildiğinde;
- Tiroid fonksiyon testleri
- Kan şekeri
- Gerektiğinde hormon testleri
istenebilir.
Tedavi seçimi hastanın şikâyetine göre değişmektedir. Hafif olgularda; Topikal tedaviler, İyontoforez ve Botoks tercih edilebilir.
El terlemesinde kalıcı ve en etkili tedavi yöntemi Videotorakoskopik Torakal Sempatik Blok (ETS) ameliyatıdır.
Botulinum toksini (Botoks), özellikle koltuk altı hiperhidrozunda etkili bir tedavi seçeneğidir. Ancak etkisi geçicidir, genellikle 4–6 ay sürer ve tedavinin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir.
ETS ameliyatı ise özellikle el hiperhidrozunda en etkili ve kalıcı tedavi yöntemidir. Uygun hasta seçimiyle %90'ın üzerinde başarı oranları bildirilmiş olup, uzun dönem takip çalışmalarında etkinliğinin ve hasta memnuniyetinin yıllarca korunduğu gösterilmiştir.
Evet.
Başarılı bir ameliyat sonrasında çoğu hastada el terlemesi ameliyat masasında bile belirgin şekilde düzelmektedir.
Hastaların büyük kısmı ameliyat sonrası ellerinin ilk kez kuru olduğunu ifade etmektedir.
Her iki yöntem de uygulanabilmektedir.
Klips uygulaması (sempatik blok), özellikle uygun hasta grubunda tercih edilen yöntemlerden biridir. Ancak klipsin ileride çıkarılması halinde her hastada sinirin tamamen eski fonksiyonuna döneceğini söylemek bilimsel olarak mümkün değildir.
Bu nedenle tedavi planı ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak hastayla paylaşılmalıdır.
Hastalar birkaç gün içerisinde günlük yaşamlarına dönebilirler.
Ağır fiziksel aktiviteler için ise doktor önerisine göre yaklaşık 1hafta beklenmesi önerilir.
El, koltuk altı, yüz ve ayak terlemesinin cerrahi tedavisi Göğüs Cerrahisi uzmanlık alanına girmektedir.
Tanı ve tedavi planlaması, hiperhidroz konusunda deneyimli bir göğüs cerrahisi uzmanı tarafından yapılmalıdır.
Evet. Hiperhidrozun tanı ve tedavisinde kullanılan yaklaşımlar; güncel bilimsel yayınlar ve uluslararası meslek kuruluşlarının önerileri doğrultusunda planlanmaktadır. Hastanın yaşı, şikâyetleri, yaşam kalitesi ve altta yatan hastalıklar birlikte değerlendirilerek en uygun tedavi yöntemi seçilir.
Evet. Endoskopik Torakal Sempatik Blok (ETS), özellikle primer el hiperhidrozunda uzun yıllardır uygulanan ve yüksek başarı oranlarına sahip bir cerrahi tedavi yöntemidir. Uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi teknik ile birçok bilimsel çalışmada yüksek hasta memnuniyeti bildirilmiştir.
- International Hyperhidrosis Society (IHhS) – Primer hiperhidroz tanı ve tedavi önerileri.
- Society of Thoracic Surgeons (STS) – Endoskopik Torakal Sempatik Cerrahi ile ilgili bilimsel yayınlar ve öneriler.
- European Society of Thoracic Surgeons (ESTS) – Minimal invaziv toraks cerrahisi ve hiperhidroz cerrahisine ilişkin güncel yaklaşımlar.
- Society of American Gastrointestinal and Endoscopic Surgeons (SAGES) – Torakoskopik cerrahi teknikleri ve minimal invaziv cerrahi prensipleri.
- Güncel uluslararası hakemli dergiler (The Annals of Thoracic Surgery, European Journal of Cardio-Thoracic Surgery, Journal of Thoracic Disease vb.)


İyi günler yaygın vücut terlemesi olan hastalarınıza glycopyrrolate ilaç yazıyo musunuz acaba ?