Click to rate this post!
[Total: 2 Average: 5]

PNET (Primitive Neuroektodermal Tümör) ve Ewing sarkomu aynı tümör ailesi içinde değerlendirilen, agresif seyirli küçük yuvarlak mavi hücreli tümörlerdir. Göğüs cerrahisi pratiğinde en önemli formu göğüs duvarından kaynaklanan Askin tümörü olarak bilinir. Bu tümörler kaburga, sternum, interkostal kaslar, plevra ve nadiren mediastinal yapılardan gelişebilir. Özellikle çocuklar, ergenler ve genç erişkinlerde görülür.

Göğüs duvarı yerleşimli Ewing/PNET tümörleri hızlı büyüme eğilimindedir ve erken dönemde akciğer (en sık akciğere ) , plevra veya kemik metastazı yapabilir. Bu nedenle erken tanı ve multidisipliner yaklaşım hayati önem taşır.

Göğüs Duvarı PNET / Askin Tümöründe Şikayetler

Göğüs cerrahisine başvuran hastalarda belirtiler çoğu zaman akciğer enfeksiyonu veya kas ağrısı ile karıştırılabilir.

En sık görülen şikayetler

  • Göğüs ağrısı
  • Kaburga üzerinde şişlik
  • Ele gelen kitle
  • Nefes alırken artan ağrı
  • Nefes darlığı
  • Öksürük
  • Halsizlik
  • Ateş
  • Kilo kaybı

Bazı hastalarda ağrı omuz, sırt veya kola yayılabilir.

Fizik Muayene Bulguları

Muayenede:

  • Göğüs duvarında sert kitle
  • Hassasiyet
  • Lokal ısı artışı
  • Kaburga deformitesi
  • Solunum hareketlerinde azalma

saptanabilir.

İleri hastalarda:

  • Plevral efüzyon
  • Mediastinal bası
  • Üst vena cava basısı
  • Solunum sıkıntısı

gelişebilir.

Tanı Süreci

Görüntüleme

Akciğer Grafisi: İlk değerlendirme

  • Kaburga destrüksiyonu
  • Yumuşak doku kitlesi
  • Plevral sıvı

görülebilir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Göğüs cerrahisi açısından en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.

BT ile:

  • Kaburga tutulumu
  • Akciğer invazyonu
  • Plevra ilişkisi
  • Mediastinal yayılım
  • Diyafragma tutulumu

değerlendirilir.

Manyetik Rezonans (MR)

MR özellikle:

  • Yumuşak doku yayılımı
  • Damar-sinir ilişkisi
  • Vertebra invazyonu
  • Spinal kanal tutulumu

 

için önemlidir.

PET-CT

PET-CT:

  • Metastaz araştırılması
  • Tedavi yanıtının değerlendirilmesi
  • Rezidü tümör araştırılması

 

amacıyla kullanılır.

Patolojik Tanı

Kesin tanı biyopsi ile konur.

Patolojide:

  • Küçük yuvarlak mavi hücreler
  • Yoğun hücresellik
  • Nekroz alanları
  • CD99 membran pozitifliği

tipiktir.

Moleküler incelemede en sık:

 

  • EWSR1-FLI1 translokasyonu
    saptanır.

Patolojik Olarak Karışabileceği Hastalıklar

Göğüs duvarı küçük yuvarlak mavi hücreli tümörlerinde ayırıcı tanı çok önemlidir.

En sık karışan hastalıklar

Lenfoma

Özellikle çocuk ve genç erişkinlerde mediastinal lenfomalar ile karışabilir.

Ayırıcı tanıda:

  • LCA
  • CD45

yardımcıdır.

Rabdomyosarkom

 Çocukluk çağında önemli ayırıcı tanıdır. Desmin ve myogenin pozitifliği ile ayrılır.

Nöroblastom

 Özellikle posterior mediastinal yerleşimlerde karışabilir. Synaptophysin ve chromogranin değerlendirilir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri

 Erişkin hastalarda ayırıcı tanıda düşünülür. Özellikle ileri yaşta önemlidir.

Desmoplastik Küçük Yuvarlak Hücreli Tümör

 Nadir fakat agresif bir tümördür. WT1 pozitifliği yardımcı olabilir.

Sinovyal Sarkom

Monofazik tiplerinde karışabilir. T(X;18) translokasyonu ayırıcıdır.

Osteosarkom / Kondrosarkom

 Çocukluk çağında önemli ayırıcı tanıdır. Desmin ve myogenin pozitifliği ile ayrılır.

Tedavi

Ewing/PNET ve tedavisi mutlaka:

  • Göğüs cerrahisi
  • Pediatrik Göğüs Cerrahisi
  • Medikal onkoloji
  • Radyasyon onkolojisi
  • Göğüs radyolojisi
  • Patoloji

ekipleri tarafından birlikte planlanmalıdır.

Tedavi üç ana basamaktan oluşur:

 

  1. Neoadjuvan kemoterapi (Cerrahi öncesi onkolojik tedavi)
  2. Cerrahi rezeksiyon
  3. Adjuvan tedavi 

1. Onkolojik Tedavi

Neoadjuvan Kemoterapi

Göğüs duvarı PNET/Ewing tümörlerinde ilk yaklaşım çoğu zaman kemoterapidir.

Amaçları

  • Tümörü küçültmek
  • Mikrometastazları kontrol etmek
  • Cerrahi başarı şansını artırmak
  • Göğüs duvarı rezeksiyonunu küçültmek
  • Akciğer korunmasını artırmak 

Neoadjuvan Tedavi Sonrası Değerlendirme

Kemoterapi sonrası:

  • BT
  • MR
  • PET-CT

ile yeniden evreleme yapılır.

Özellikle şu sorular değerlendirilir:

  • Tümör küçüldü mü?
  • Mediastinal invazyon geriledi mi?
  • Akciğer tutulumu devam ediyor mu?
  • Rezeksiyon mümkün mü?
  • Göğüs duvarı rekonstrüksiyonu gerekecek mi?

Bizim çalışma serimizde PNET’li olgularda neoadjuvan kemoterapi sonrası özelikle tümör hacminde küçülme sağlanan ve opere edilen hastalarda cerrahi başarının belirgin olarak arttığı gösterilmiş olup, tümör nekroz oranının yüksek olması, PET-CT’de metabolik yanıt alınması, mediastinal invazyonun gerilemesi ve göğüs duvarı tutulumunun sınırlanması (tümör küçülmesi) cerrahi açısından olumlu prognostik faktörler olarak değerlendirilmiş.

Ayrıca multimodal tedavinin (kemoterapi + cerrahi ± radyoterapi) en iyi sonuçları verdiği bildirilmiştir; bu nedenle göğüs duvarı PNET/Ewing sarkomlarında cerrahi kararının neoadjuvan tedavi sonrası multidisipliner konseyde yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.

2. Göğüs Cerrahisi Tedavisi

Cerrahinin temel amacı:

 

  • Negatif cerrahi sınır sağlamak
  • Tüm tümörü tamamen çıkarmak
  • Lokal kontrolü sağlamaktır. 

Cerrahi Endikasyonları

Neoadjuvan tedavi sonrası aşağıdaki durumlarda cerrahi planlanır:

Cerrahiye uygun lokalize tümör

Tümörün komplet çıkarılabilir olması en önemli kriterdir.

Kemoterapiye iyi yanıt

Tümör boyutunda belirgin küçülme cerrahi başarısını artırır.

Sınırlı akciğer invazyonu

Parsiyel akciğer rezeksiyonu ile birlikte cerrahi yapılabilir.

Tek odaklı göğüs duvarı tutulumu

Özellikle sınırlı kaburga tutulumlarında cerrahi oldukça başarılıdır.

Kontrol altına alınmış metastatik hastalık

Bazı seçilmiş hastalarda metastaz olsa bile primer tümör rezeksiyonu yapılabilir.

Cerrahi Teknikler

Göğüs Duvarı Rezeksiyonu

Tutulan:

  • Kaburgalar
  • Sternum
  • İnterkostal kaslar
  • Plevra

geniş cerrahi sınırlarla çıkarılır.

 

Genellikle 2–4 cm sağlam cerrahi sınır hedeflenmektedir( en az tümör olmayan ve sağlam bir alt ve üst kaburga çıkartılması gerekir); ancak kostovertebral bileşkede yerleşen tümörlerde anatomik kısıtlılıklar nedeniyle bu kadar geniş rezeksiyon yapmak çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle bu olgularda mutlaka neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi uygulanmalı, aksi halde lokal nüks oranının belirgin şekilde arttığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Akciğer Rezeksiyonu

Akciğer invazyonu varsa:

  • Wedge rezeksiyon
  • Segmentektomi
  • Lobektomi

 

gerekebilir.

Diyafragma Rezeksiyonu

Diyafragma tutulumu varsa parsiyel rezeksiyon uygulanabilir.

Göğüs Duvarı Rekonstrüksiyonu

Geniş rezeksiyon sonrası göğüs stabilitesini korumak gerekir.

Kullanılan yöntemler:

  • Titanyum plaklar
  • Mesh greftler
  • Metilmetakrilat
  • Kas flepleri
  • Latissimus dorsi flebi
  • Pektoralis major flebi

Amaç:

 

  • Solunum fonksiyonunu korumak
  • Paradox solunumu önlemek
  • Kozmetik bütünlüğü sağlamaktır. 

Bizim çalışma serimizde özellikle geniş cerrahi sınırların sağlanmasının lokal nüks riskini azalttığı belirtilmiştir. Özellikle kostovertebral bileşkede yerleşen tümörlerde geniş rezeksiyon yapılmasına anatomik olarak izin verilmemesi nedeniyle nüks oranı yüksek bulunmuş olup, bu olgularda mutlaka neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Bu nedenle cerrahi planlamada tutulan kaburgaların geniş rezeksiyonu, gerektiğinde akciğer rezeksiyonu, plevra ve diyafragma rezeksiyonu ile göğüs duvarı rekonstrüksiyonu büyük önem taşımaktadır. Yetersiz cerrahi sınır bırakılan hastalarda ise lokal nüks riskinin arttığı bildirilmiştir.  

Cerrahi Yapılamayan Durumlar

Bazı hastalarda cerrahi mümkün olmayabilir.

Cerrahiye engel durumlar

  • Yaygın mediastinal invazyon
  • Büyük damar tutulumu
  • Yaygın metastaz
  • Kötü performans durumu

Bu hastalarda:

  • Kemoterapi
  • Radyoterapi
  • Palyatif tedavi

 

ön plana çıkar.

Radyoterapinin Rolü

Ewing/PNET radyoterapiye duyarlı tümörlerdir.

Radyoterapi:

  • Cerrahi yapılamıyorsa
  • Cerrahi sınır pozitifse
  • Rezidü hastalık varsa
  • Lokal kontrol amacıyla

kullanılır.

Cerrahi Sonrası Takip

Takipte:

  • Toraks BT
  • PET-CT
  • Akciğer grafileri

kullanılır.

İlk 2–3 yıl nüks açısından kritik dönemdir.

En sık nüks bölgeleri:

  • Akciğer
  • Plevra
  • Göğüs duvarı
  • Kemiklerdir.      

Prognoz

Prognozu etkileyen faktörler:

  • Tümör boyutu
  • Metastaz varlığı
  • Cerrahi sınır negatifliği
  • Kemoterapi yanıtı
  • Nekroz oranı

Tam rezeksiyon yapılabilen ve kemoterapiye iyi yanıt veren hastalarda sağkalım belirgin olarak daha yüksektir.

Bizim çalışma serimizde prognozu etkileyen başlıca faktörlerin tümörün tamamen çıkarılması (komplet rezeksiyon, R0), metastaz varlığı, kemoterapiye yanıt oranı, tümör boyutu, lokal nüks gelişimi ve cerrahi sınır negatifliği olduğu bildirilmiş olup, tam rezeksiyon uygulanabilen hastalarda uzun dönem sağkalımın anlamlı olarak daha iyi olduğu vurgulanmıştır.

Kaynak: Demir A, Gunluoglu MZ, Dagoglu N, Turna A, Dizdar Y, Kaynak K, Dilege S, Mandel NM, Yilmazbayhan D, Dincer SI, Gurses A. Surgical treatment and prognosis of primitive neuroectodermal tumors of the thorax. J Thorac Oncol. 2009 Feb;4(2):185-92. doi:10.1097/JTO.0b013e318194fafe. PMID:19179894.

Çalışma Serimizin Özeti: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19179894/

Çalışma Serimizin Tam Metni: https://www.jto.org/article/S1556-0864(15)30957-6/fulltext

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı