Akciğer kanseri tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.

  • Göğüs hastalıkları
  • Göğüs cerrahisi
  • Patoloji
  • Radyoloji ve Nükleer Tıp
  • Onkoloji uzmanlarının işbirliği gereklidir.

Akciğer kanserinde tedavi hastalığın evresine, yerleşim yerine ve patolojik teknik ayrıntılara göre farklı yaklaşımlar uygulanabilir. Her hasta ayrı değerlendirilmelidir ve ona göre tedavi seçenekleri tercih edilmektedir. Bu şekilde her bir hasta için en doğru tedavi yönteminin ne olduğu tespit edilir ve tedavi başarı şansı artar. Tüm uluslararası tedavi rehberleri akciğer kanseri tedavisini belirlemede multidsipliner yaklaşım gerekliliğinin altını çizmektedir.

1. Cerrahi tedavi

  • Akciğer kanseri semptom vermeden uzak organlara yayıldığı için biz ancak hastaların %20-30 sini ameliyat edebiliyoruz.
  • Hastanın preoperatif değerlendirmesi yapılır.
  • Hastanın solunum fonksiyon testleri yapılır. Eğer solunumu yeterli ise direkt cerrahi yapılır.
  • Solunum fonksiyon testleri kısıtlı ise alta yatan hastalık tedavisi yapılır ve yeniden tekrarlanılır. Eğer düzelme var ise cerrahi yapılır.
  • Perfüzyon sintigrafisi çekilebilir
  • 6-Dakika yürüme testi
  • Kardiak değerlendirme ( ECO , anjio gibi)
  • Sigara bırakması sağlanılır.

Not: Bu değerlendirmenin amacı uygulanacak cerrahi tedavi için hastanın hazırlanması, olası risklerin belirlenmesi ve bu riskleri azaltacak önelemlerin alınmasına olanak sağlanmasıdır.
Eğer hastada uzak metastaz yoksa ve lenf nodunda kanser yoksa cerrahi yapılır.
Ameliyat esnasında mediastinoskopi yapılır lenf nodları örneklenir frozen için patolojiye gönderilir. Patoloji hasta uyurken bize cevap verir eğer lenf nodunda kanser var ise işleme son veriyoruz. Eğer lenf nodlarında kanser yok ise cerrahiye devam ediyoruz.
Ameliyat 2 şekilde gerçekleştirilebilir:

Açık yöntemle cerrahi

Açık yöntemde kaburgalar arasından yapılan kesi ile kanserli akciğer lobu çıkartılır.

Kapalı yöntem cerrahi yani minimal invazif (VATS)

Kapalı yöntemde ise kaburgalar arasından ilerletilen bir kamera yardımıyla elde edilen görüntüler kullanılarak göğüs boşluğu açılmadan operasyon gerçekleştirilir.
Kapalı ameliyatlar için biraz daha tecrübe gerekiyor.

Akciğer kanseri ameliyatları hem açık cerrahide hemde kapalı ameliyata anatomik rezeksiyon hedeflenir. Amaç yayılmayı ve nüksü yani tekrar oluşmayı azaltmak için.

Anatomik rezeksiyonlar

(Başka bir bölümde detaylı anlatılmiştir)

Segmentektomi

  • Kapalı ameliyatlar için biraz daha tecrübe gerektiriyor
  • Eğer tümör çapı 2 cm ve altında ise tercih edilir.

Lobektomi

Tümör bir lobun içerisinde ise sadece o lob alınıyor

Sleeve rezeksiyonlar

Daha az akciğer almak için bronşlar uc uca dikilir. Örneğin; tüm bir akciğer alınması geren bir durumda sadece sleeve yapılarak sadece bir lob alınıyor ve diğer lob yada loblar hastaya kalıyor.

Pnömonektomi

Eğer tümör her ikilobu tutacak kadar büyük ise o zaman bir akciğerin hepsi alınıyor.

İstisna

Akciğer kanserinde kanseri yayılmış hastalara normalde cerrahi yapılmaz bunun iki istisnası var.

Beyin metastazı: Akciğer kanseri sadece beyinde tek bir metasztaz var ise önce beyin ameliyatı sonra akciğer cerrahisi yapılabilir (N2 yani Mediastinal lenf bezlerinde kanser yok ise )

Sürenal metastazı( Böbrek üstü bezi ): Akciğer kanseri sadece bir böbrek üstü bezinde kanser var ise lenf nodu metastazı (N2) yok ise cerrahi yapılabilir.

2. Neo-adjuvan / Indüksiyon tedavisi (ilaç tedavisi) + Cerrahi

  • Tümörün özelliklerine göre bazı hastalarda önce kemoterapi ± radyoterapi sonrası cerrahi tercih edilir.
  • Pankoast tümörleri.
  • N2’ler yani mediasten lenf nodları tutulumu var ise.
  • Tümörün yerleşim yeri ve hayati organlara yakınlığı gibi tümörlerde.
  • İlaç tedavisi bitikten 3-4 hafta sonra cerrahi yapılır.

3. Cerrahi + Adjuvan tedavi

4. İlaç Tedavisi + Işın Tedavisi (Definit tedavi yani Kemoterapi ± Radyoterapi):Cerrahi + Adjuvan tedavi

Eğer hastanın cerrahi şansı yoksa ve kanseri yayılmış ise, o zaman lokal kontrolden ziyade hastalığı sistemik bir hastalık gibi düşünüp tedavi eş zamanlı veya ardışık olarak yapılacak kemoterapi ve radyoterapiden oluşur.
Kemoterapi ; Hızlı büyüyen kanser hücrelerin damar yoluyla verilen ilaçlar ile büyümesinin durdurulması ve öldürmesidir.

5. Işın Tedavisi – Radyoterapi

6. Akıllı İlaçlar (Hedefe Yönelik Tedavi)

Günümüzde akciğer kanserinde klasik tedavi yöntemlerine göre daha az yan etkilere sahip hedefe yönelik tedavi modelleri güncelliğini korumaktadır. İlerlemiş akciğer kanserinin tedavisi için, günümüzde yapılan çalışmalarda çeşitli moleküler seviyede hedefe yönelik kanser tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.
Klasik tedavi modelinde kanser histopatolojik tipine göre standart bir tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. Seçilen tedavi yöntemi belirlenen kanser genetiği yapısı ile uyumlu değil ise; hasta bu ilacın kanserli hücreleri etkileyebilme süresi içinde hem ilacın yan etkisine maruz kalabilmekte hem de tedavi edilmediği bu sürede kanser kan veya lenf yolu ile vücuda yayılarak hastanın beklenen zamandan önce kaybedilmesine neden olmaktadır. Hedefe yönelik tedavi yöntemlerinde kanser hücresi incelenerek saptanan gen mutasyonlarına göre kişiselleştirilmiş tedavi yapılabilmektedir.
Rutin uygulana kemotrapide verilen ilaçların tümör hücrelerini öldürürken vucudumuzn öbür hücrelerinede zarar verir. Yan etkiler biraz fazladır. Örneğin; mide bulantısı kusma, kan tablosunun bozulması, saç dükülmesi gibi. Bu ilaçlar damardan verilir.
Ama akılı ilaçlar yada hedefe yöneliklik ilaçlar ise sadece tümör hücrelerini öldürmeye yöneliktir ve ağızdan alınır.
Bugün mevcut olan akıllı ilaçlar her kanser türünde etkili değildir.
Akciğerin adenokarsinom denilen türünde genelde etkilidirler.
Bunlardan da ilacın işe yarayıp yaramayacağını alınan biyopsiden yada ameliyat piyesindeki materyallerden genetik çalışmalar yapılarak tespit edilir.
Bu genetik markırlar:

  • EGFR
  • ALK
  • ROS.1
  • C-MET
  • B-RAF

Yaklaşık olarak akciğer adenokarsinomlu hastaların %7-10'sinde bu tedavi uygulanabilir. Özelikle sigara içmeyen ve bayan hastalarda bu tedavi uygulanabilirlik oranı %30'lara kadar çıkabilmektedir.

7. İmmunoterapi

  • Son yıllarda ileri evre (3B ve 4. evreler) akciğer kanserlerinde ortaya çıkan en önemli gelişmelerden biridir.
  • Hastanın bağışıklık sistemi üzerinden çalışan bir tedavidir.
  • Hasarlı -defektli olan bağışıklık sisteminin yeniden sağlılık çalışmasını sağlayarak etki eden bir tedavi şekli olarak kabul edilmektedir.
  • Bu yöntemle hastalarda daha uzun süre sağ kalım sağlanabilmektedir.
  • Evre 3 hastalarda Kemoterapi ve Radyoterapi Tedavisi tamamamlandıktan sonra ameliyat olamayan hastalarda kullanımı var.
  • Evre 4 hastalarda 1.sıra tedavi de kemoterapi ile birlikte kullanımı veya 2 sıra tedavi olarak tek başına ve/veya kemoterapi ile birlikte kullanımı mevcut
  • Bu tedaviye bağlı yan etki sıklığı çok düşük oranda gözlenirken , yan etki görüldüğünde bazı yan etkiler çok şiddetli olabilmektedir.
  • İmmunoterapi ile ilğili en önemli konulardan birisi de her hasta da faydalı olmamasıdır.
  • Henüz ülkemizde SGK kapsamında bu tedavi yöntemi ilk tedavi olarak karşılanmamakatdır.

Not: Sonuç olarak her hastanın tedavisini özel olarak değerlendirip ve multidisipliner onkoloji konseyinde tartışıp öyle karar veriyoruz.

Yukarı